Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2011 Perşembe

Unutmasak

Atamızın aramızda ayrılışının yıldönümü bugün. Gittikçe daha çok unutturmaya çalışanlara pabuç bırakmayalım, Atamızı ve yaptıklarını unutmayalım, Nutuk'u en az bir kez okuyalım, çocuklarımıza okutalım, kendi tarihimizi öğrenelim, sadece dizisi çekilince merak sarmayalım.



Atamızı unutmayalım ve daha da önemlisi unutturmayalım.

10 Kasım 2009 Salı

Bir 10 Kasım daha geçti, geçiyor

Daha önceki yıllarda ya Fakültede törende olurdum ya da yolda korna çalınırken arabanın içinde. Bu sefer otobüsteydim. Saat 9'u 5 geçe kornalar çalmaya başladığında toplam 5 kişi ayağa kalktık saygı duruşunda bulunmak için. Geri kalan yaklaşık 20 kişi oturmaya devam etti. Otobüsün motor gürültüsü korna sesini bastırıyor herhalde, duymuyorlar diye düşündüm ama insan neden bu 5 kişi otobüs dururken ayağa fırladı diye de mi düşünmez? Oturmaya ve ayağa kalkan bizlere aval aval bakmaya devam ettiler. Hiç mi şükran duymuyorlar Atatürk'e ve yaptıklarına anlamadım ki. Anlayacağımı da sanmıyorum.

Yolun yanındaki parkın Özel Güvenlik Görevlisi ise esas duruşa geçmiş selam veriyordu. Otobüstekilerden sonra onu görünce öyle duygulandım ki yine gözlerim doldu. İyice sulugöz oldum ben bu aralar.

Sen yine de rahat uyu Atam. Biliyorum etrafta o kadar çok kadir kıymet bilmez, seni unutmaya unutturmaya çalışan, yaptıklarından feyz almak istemeyen insan var ama hiç unutmayacak olan bizler de varız.

10 Kasım 2008 Pazartesi

10 Kasım'a ek ve ondan bundan

Sabah fakültedeki törene maalesef yetişemedim. Çok istememe, hatta erken çıkmama rağmen feci bir trafik sıkışıklığı beni evden çıkıp alt sokağa girdiğim sırada yakaladı ve fakülteye gelene kadar da bırakmadı. Dolayısıyla saat 9:05'teki saygı duruşuna trafikte katıldım. Sirenler çaldı, arabalar durup korna çalmaya başladı, yolda yürüyen yayalar durdu. Çok duygulandım, gözlerim doldu, rimelim hafif aktı hatta. Yaş itibariyle iyice sulugözlü olmaya başladım galiaba (belki de içinde bulunduğumuz bu dönem yüzünden). Kendi kendime iyiki devlet erkanında değilim, yoksa Anıtkabir'de Atamızın huzurunda hüngür hüngür ağlardım herhalde diye düşündüm. Rahat uyu atam, seni hatırlayan bizler varız hala.

Haftasonum yoğun ve yorucu geçti. C.tesi günü eşimle Forum AVM'ye gittim, bayağı gezdik, tozduk. Bayağı büyük bir Outlet olmuş, içerisi ferah ferah. Gez, toz derken arabayı da servise bırakmıştık, onunla da ilgilenmek gerektiği için çok da oyalanamadık, böylece mini hayvanat bahçesi ve lunapark kısmına gidemedik. Servisten sonra Acity'ye de giderek cumartesi günkü Outlet kotamızı doldurduk.

Cumartesi akşam da Antares'te yeni açılan AFM'ye gidelim ve Quantum of Solace'ı izleyip yrni Bond'u bir kez daha takdir edelim dedik. Kocam genelde fazla kalabalık olmaması için son seanslara gitmeyi terih eder. Bu sefer ağbimi de beklediğimiz için otomatikman 22:00 seansına bilet aldık. Ben bu arada geziyorum tozuyorum ama feci hastayım. Geçen hafta katıldığım seminerde pencereyi açık bırakan salağın biri yüzünden saatlerce rüzgar yemiş durumdayım. Ben pencereyi kapattırdıktan sonra bir salağın (aynı salak mı bilmiyorum) tekrar açmasıyla o gün feci üşüdüm ve hastalık olarak bana geri döndü. Burnum akıyor, halsizim ama yine de aslanlar gibi gezdim kocamla. Gece sinemaya gittiğimizde artık pek dayanacak halim kalmamıştı galiba, bir ara uyumuşum. İlk yarıda dayanıyordum ama ikinci yarı için aynı şeyi maalesef söyleyemeyeceğim. Oysa ki bu filmin gelmesini dört gözle bekliyordum. Neyse ki kocam dedi ki: "Casino Royal'den sonra sarışın Bond yorumlarını dinlediğimde abarttığını düşünmüştüm ama bu filmde hakikaten süperdi". Artık DVD'si çıkınca alır seyrederim, ne yapalım.

Bu arada Antares'teki AFM için Ankara'nın en büyük sineması diyorlardı, gerçekten de öyleymiş. Salon 1, Ankamall'deki Salon 1'den büyük. Merdivenleri çık çık, in in bitmiyor, gerçekten feci büyüktü. O salon kışın nasıl ısıtılır bilemiyorum artık. Dediğim gibi, keşke daha önce açsalardı.

Pazar günü kocamı uğurlayıp bu sefer de annemlerle Forum'u gezdim. Yine burnum akıyordu, yine yorgundum ama yine dayandım. Ve hayvanat bahçesine gitmeyi yine unuttum. Ee geldikten sonra da vurdum kafayı yattım. Bir süre AVM'lerden uzak durur muyum acaba? Sanmam, iyice toparlar toparlamaz istikamet Ankamall. Özledim keratayı :)

Bugün 10 Kasım

Bugün Atatürk'ümüzü kaybettiğimiz gün. Onu hatırlayan, yaşatmaya, yaşamaya çalışan bizler oldukça, unutturmaya çalışanlara rağmen asla unutulmayacak. Düşünceleri, fikirleri, yaptıkları hala zamanının çok ilerisinde olan bu liderin dehasını anlayamayanlar, ölümüyle düya basınında çıkan yazıları okusalar keşke, o zaman belki anlayabilirler. Rahat uyu atam.