yıldönümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yıldönümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2012 Pazar

Kocamla şarkımız - piyango bileti

Bir ara bahsetmiştim, evlilik yıldönümümüzde piyango bileti alıyorum, arşiv  oluşturuyorum diye. Hatta bebeklerimin doğum tarihi 9 Kasım olunca onlar için de 2'şer bilet alarak arşiv oluşturmaya başlamıştım. Yazının biri burada, diğerini nedense bulamadım.

Bu yıl maalesef bilet almayı unuttum. Çok yoğun bir döneme denk geldi, düzenlediğimiz ulusal kongrenin hazırlıkları yüzünden kafamı kaşıyacak vaktim yoktu, yıldönümümüzde de ertesi sabah yola çıkacağımız için hazırlık yapıyorduk. Gerçi kongre sırasında arkadaşlarım, hocalarım çok güzel bir şekilde kutladılar ama (inşallah yazarım bir ara) ben milli piyango bileti almayı unuttum :( Neyse ki arkadaşlarım yine imdadıma yetişti de 9 Ekim biletini henüz atmayan bir arkadaşım biletini bana verdi. Böylece arşivim kesintisiz olacak. Teşekkürler Sinemciğim :)

Gelelim kocamla şarkımıza. Bizim bir şarkımız yok. Hani bir yarışma programına çıksak da "sizin şarkınız nedir?" diye sorsalar boş boş sunucunun yüzüne bakacağız. Bir ara bir şarkı var gibiydi sanki ama ne olduğunu ikimiz de hatırlamıyoruz. Haydi şu şarkı olsun diyoruz ama sonradan olmuyor bu işler. Yine de kocamın bir önerisi var. İkimizi çok iyi anlattığını düşündüğü bir şarkı. Aşağıya ekliyorum, bakalım siz nasıl bulacaksınız.




Dağınığın kim olduğunu söylememe gerek yok herhalde değil mi ?

:)

9 Ekim 2011 Pazar

Günün anlam ve önemi ve hayatımda ne değişti

Bugün evlilik yıldönümümüz. Kocamla 7. yılımızın bitişini kutlayacağız. 7. yıldan boşanmaların çok olduğu yıl diye de bahsederler, şükür atlattık :) Aynı zamanda bebeklerimin de 11. ayları bitti bugün. Meleklerim 1 yaşına girecek yakında. İki güzel olay doçentliğimle de birleşince daha daha güzelleşti bu yıl benim için. (Evlilik yıldönümü hediyesi olarak kabul ettirebilir miyim bir bakalım :) )

Düşünüyorum da şu anda çok farklı hislerle yazabilirdim bu yazıyı. Geçememiş olsaydım önümde yine ders çalışmamın gerekli olduğu bir dönem olacaktı. En önemlisi de yine bebeklerimin, kocamın zamanından çalacaktım. Şükür ki olmadı, ilkine tam bir leyla gibi girdiğim sınavdan bu sefer alnımın akıyla çıktım. Çocuğu olan diğer arkadaşların dediğine göre ikizlerle birlikte tam bir mucize gerçekleştirmişim. Mucizede sevgili kocamın ve son 1 ay yanıma gelen annemin de payı var elbette. Onlar olmasaydı yapamazdım. Son gece hariç bebeklerimle hep ben yattım, geceleri mamalarını içirdim, uyumadıklarında kalkıp saatlerce oturdum ama bunun karşılığında kocam ve annem sayesinde gündüz 1-2 saat kestirebildim, bebeklerimi onlara emanet edip ders çalışmaya gidebildim. Kısacası bu başarı sadece benim değil, hepimizin. Sizlerin iyi dileklerini de unutmamalı tabii. Bana moral verdiniz, böylesine stresli bir sınavda moral ve destek çok önemli. Sağolun. O kadar gerilmişim ki meğerse, sınav biteli 3 gün oldu ama hala başım ağrıyor.

Doçentlik bizim hayatımızda çok önemli bir aşama. Meslek hayatımızda gireceğimiz son ve en önemli sınav. Darısı tüm akademisyenlerin başına (öncelikle de kocama).

Not: Aslında hala şaşkınlık içindeyim. Mesela dün akşam kocam bebekleri uyuturken "hadi sen git ders çalış, ben uyuturum" dedi. Bir an afalladım, kalkıp kitaplarımın başına oturacaktım az kalsın :)

9 Ekim 2010 Cumartesi

6. yıl


Aradaki uzaklığa, bazen yalnızlığa, sonuç olarak her türlü olumsuzluğa rağmen 6 yıldır azalmayan, bilakis hep artan sevgimizle birlikte evliliğimizde 6. yılı bitirmiş bulunuyoruz. Şimdiye kadar iki kişi kutladığımız yıldönümlerimizi bundan sonra 4 kişi olarak kutlayacak olmanın heyecanı da var bu sene. Mutluyuz, hala aşığız ve yakında kucağımıza alacağımız bebeklerimizle birlikte evliliğimizde farklı bir aşamaya geçeceğimiz için çok ama çok heyecanlıyız.

Nice mutlu yıllara aşkım.

8 Ekim 2010 Cuma

Soğuk bir güne daha uyandık

Soğuk ve karanlık bir sabah içimi nasıl da sıktı anlatamam. Dışarıya baktığımda gördüğüm tek şey boş sokaklar, rüzgarda sallanan yapraklar, ara sıra geçen arabalar ve gri bir gökyüzü. İnsanlar evlerine kapanmış, dışarıda çalışmak zorunda olanlara kolaylık diliyorum, işleri çok zor ve daha da zorlaşacak.

Yarın 6. evlililik yıldönümümüz. Bu sefer nedense pek heyecanlı değiliz. Artık eskiyoruz biliyorum ama ondan değil, içimizde daha büyük bir heyecan olduğu için. O yüzden birbirimize hediye falan da almadık bu yıl. 3-4 hafta içinde en büyük hediyelerimiz (biraz klişe olacak ama) aşkımızın meyveleri geleceği için ayrıca hediyeye gerek duymadık. Yine de güzel bir yemek hazırlayacak, pastamızı alacağız ve 6 adet mumumuzu üfleyeceğiz. Gelecek seneki kutlamada yavrularımızın da yanımızda olacağını düşünüp mutlu olacağız, onlarla geçecek bir yıldönümünün hayallerini kuracağız.

Bu soğuk günde tüm bunları düşünmek içimi ısıttı. Kalkıp kocama çikolatalı muffin yapayım böylece ev de biraz ısınsın, odalara çikolatalı kek kokusu sinsin. Belki biraz güneş de çıkar, belli mi olur :)

22 Aralık 2009 Salı

20. yıl kutlamamız

Nihayet aranıza dönebildim. Bu haftasonu 89. girişliler olarak fakülteye girişimizin 20. yılını kutladık. Neden mezuniyet değil de giriş yılı? Lisede mezuniyeti kutluyoruz ama fakültede girişi. Çünkü her 89 girişli 4 yılda mezun olmuyor da ondan. Farklı arkadaşların farklı mezuniyet yılları olduğundan girişi kutluyormuşuz biz de.

Sadece bizim değil, 69 ve 79 mezunlarının da kutlaması vardı aynı zamanda. Bizden 25 kişi kadar vardık, 69'lular 7-8 kişiydi, 79'lulardan sadece 1 kişi gelmişti. Üzüldüm o adamcağız için. Aslında katılım oldukça azdı. Ankara'da olan ve geleceğini söyleyen bir sürü adam kıçını kaldırıp gelmedi mesela, kendi kayıpları. Ben çok eğlendim. Başka şehirlerden gelen arkadaşlarla görüştük, tekrar cübbe giydik. Biz mezuniyette kep giymemiştik, bu sefer giydik. Gerçi en heveslisi bendim galiba, hemen kafama geçirdim. Millet saçı bozulmasın diye takmadı, daha sonra takan 3-5 kişi de çıkardı. Tek ben kalınca çıkarmak zorunda kaldım maalesef. Olsun, kepli fotoğraf çektirdim ya, ohhhh.

Dekanımız da geldi. Bir de Mezunlar Derneği bizim için yıllık resimlerimiz ve yazılarımızdan bir cd hazırlamış. Onu seyrettik, çok hoşumuza gitti. Sonra tek tek sahneye çağrıldık ve 20, 30, 40, yıl flamalarımızı aldık, tekrar Eczacılık Yemini ettik ve kepleri havaya fırlattık. Sanırsınız yeni mezun gençleriz, pek eğlendim ben. Gelmeyenler çatlasın.

Gece bir otelde yemeğimiz vardı. Tüm mezunlara açık bir yemekti. 2. Geleneksel Mezunlar Derneği yemeğimiz olduğu için katılım çok fazla değildi ama zamanla artacaktır sanıyorum. Umarım gelecek seneye tekrar gidebiriliz.

Kocacığım beni kırmayıp kalktı geldi Eskişehir'den, gıkını çıkarmadan da yanımda durup fotoğrafçılık yaptı. Yemeğin sonuna doğru fakültenin resimlerinin olduğu cam bardak altlıkları satışa çıktı. Kocam biz sahnede tüm 89'lular şarkı söylerken 3 kutu almış. Meğerse kutuların altında numaralar varmış. Çekilişte 3 çift renkli lens, 1 küçük altın, 1 fotoğraf makinesi ve bir lenovo marka netbook veriyorlardı. 2 rakamla kaçırdık hepsini derkeennnnnnnnnnn, bilin bakalım büyük ikramiye kime çıktı. Evet, bize çıktı. Çok şaşırdım ve sevindim.Ben size demiştim 2010'un gelişi bile şans getiriyor diye. İşte size ispatı. 2010 müthiş bir yıl olacak biliyorum. Bir an önce gelsin, bekliyorum.

Haa, bu hafta fakültede yılbaşı kutlaması var. Çekilişteki hediyelerden biri yine Lenovo netbook. İster misiniz bu da bana çıksın :)

7 Ekim 2009 Çarşamba

Bekliyorum

9 Ekim'i bekliyorum. Hem mutluyum hem de içim buruk. Mutluluğumun nedeni uzaklığa, kadrosuzluğa, bilimum zorluğa rağmen 5 yıldır aşkımızın hiç azalmaması, hatta daha da artması. Burukluğumun nedenini çoğunuz biliyorsunuz zaten. Bu yıldönümü için başka şeyler hayal etmiştik biz. Neyse.

3 Eylül 2009 Perşembe

Abbaaaoooovvvvvv

3 Eylül olmuş bile. Bu demektir ki 5. evlilik yıldönümümüze 1 aydan biraz fazla zaman kalmış. 5. yıl için tekrar gelinlik fotoğrafı çektirmek gibi planlarım vardı ama biraz daha kilo vermek istiyordum. Yetişmeme ihtimalim var. Peki hediye faslı ne olacak? Ya kocam bana yine ağzımı açık bırakacak bir sürpriz yaparsa? Ne almalı, ne yapmalı? Zaman çok hızlı geçiyor, ben güzel bir şey düşünüp bulana kadar 9 Ekim olacak bile. Bir ara bir organizasyon şirketiyle konuşayım da evin önündeki boşlukta havai fişek atsınlar diye düşünüyordum ama özellikle yazın sokaklarda yapılan düğünlerde vs. çok atıldığı için Valilik havai fişek gösterilerini yasakladı. Malum, hava üssü var Eskişehir'de, uçakların gece uçuşları için tehlikeli oluyormuş. Şimdi ben gidip Valiliğe dilekçe mi vereyim peki? Aklıma gelen yegane sürprizi elimden aldınız, o zaman siz birşey bulun mu diyeyim?

Neyse, birşey bulurum ben :)

10 Ekim 2008 Cuma

Yine yaptı

Kocam yine yaptı yapacağını. Bir takım harcamalarımız nedeniyle bu sefer sürpriz yapmayacaktı bana, benim de yapmamı istememişti. Gerçi yine de birşey bekliyormuş, yazım bitince aşağıya kendi yorumunu ekleyecekmiş, rezil olacağım anlaşılan. Ama beni otogarda karşılayıp çantalarımı koymak için bagajı açtığında şu yandaki muhteşem buketi beni bekler halde buldum. Geç yaşgünü kutlamamdaki gül buketinden beri bana çiçek almamıştı. O yüzden herhalde pek hoşuma gitti. Fotoğrafını çektikten hemen sonra vazoya yerleştirdim, şimdi tüm haşmetleriyle karşımda duruyorlar.
Tatlı meselesi? Elbette yedik. 4 yıla karşılık 4 tane petifür aldık, tepelerine birer mum dikip birlikte üfledik. Nice yıllara tatlım.

Yıldönümüne ek

Dünkü hüzünden bugün eser yok çünkü yoldayım şu anda, Eskişehir'e kocamın yanına gidiyorum. 1 gün rötarlı bir kutlama yapacağız. Diyette olduğum için gitmekten çok hoşlandığımız, tiramisu'ları için öldüğümüz o italyan restoranına gidemeyeceğiz ama pastasız kutlama olmaz. Minik bir pasta veya sütlü, hafif bir tatlı alınacak ve bir çatal/kaşık mutlaka yenecek.

Yıldönümlerinde yaptığım bir şey var ayrıca, onu da yazmak istedim. Her ayın 9, 19 ve 29'u dersem anlaşılır sanıyorum. Evet, milli piyango bileti. Nadiren piyango bileti alırım, yılbaşında mutlaka, o ayrı. Bir de evlilik yıldönümüm 9'unda olduğu için ve bir de kocamın yaşgünü bir diğer 9'da olduğu için onun yaşgününde. Yıldönümünde almaya evlenmeden 2 gün önce aldığım biletle başladım. Eskişehir'de orduevinin karşısındaydı biletçi. Aklımda birden üzerinde düğün tarihimin bulunduğu bir bilet alma fikri geldi, düğün fotoğraflarımla birlikte saklayacaktım. Güzel bir hatıra olur demiştim. Sonra da her sene almaya karar verdim. Tarihin denk gelmesi itibariyle yıllar sonra baktığımızda çok güzel bir anı olacak bence. Peki ya ikramiye çıkarsa? İlk aldığım bilete son 2 rakam çıkmıştı, tabii ki geri verip parasını almadım, olur mu öyle şey. Sonrakilere de birşey çıkmadı zaten. Ama eğer bir yıldönümümde voliyi vurursam, anı silsilem hiç kusura bakmasın bileti aynen geri verip parasını alacağım (tabii önce renkli fotokopiyle bir kopyasını alıp diğer biletlerin yanına koyduktan sonra :) ).

9 Ekim 2008 Perşembe

Bugün benim evlilik yıldönümüm ama...

Bugün evlilik yıldönümüm. Yandaki ticker'a bakarsanız 4 yıl olduğunu görebilirsiniz. Ben de geç evlenenlerdenim. Önce doktoramın bitmesini sonra da doğru adamı bulmayı bekledim. İyiki de beklemişim. Kocam aklıma hayalime gelmeyecek şekilde karşıma çıktı ve herşey birdenbire gelişti, tanıştıktan sonraki 8. ayda evleniverdik. Daha önce de demiştim, evlilik bir şans. Bazıları bunun bir strateji oyunu olduğunu söyler ama bence öyle değil. Evlilik herşeyden önce sevgi demek, saygı demek, anlayış demek. Ortak müştereklerde buluşmak demek. Ve daha bir çok şey. Evlilik hakkında tek bir şikayetim var ki o da evlilikle ilgili değil, içinde bulunduğum durum nedeniyle evliliğimi olması gerektiği gibi yaşayamamak. Bugün evlilik yıldönümüm ama hafta içine rastlayan diğer yıldönümlerimizde olduğu gibi ben Ankara'da, kocam Eskişehir'de kutlayacağız. Kalplerimiz bir olacak ona ne şüphe ama keşke birlikte kutlayabilseydik. Nice mutlu yıllara canım kocam. Seni ilk günkü gibi değil, daha çok seviyorum.