Ama hepiniz için mutlu bir yıl ve güzel günler dilememe engel değil bu. Hepinize ve ülkemize huzurlu ve aydınlık günler dilerim. 2014 hepimize güzellikler getirsin bir zahmet.
yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Aralık 2013 Salı
2013'ü de yedik bitirdik
Blog yazmak açısından çok kesat bir yıl oldu benim için. Bu da dahil ancak 73 post girebilmişim, vay canına. Kafamda var yazacak şeyler ama sadece kafamda yazmakla yetiniyorum nedense. Yeni yılda alınacak karar da çok aslında ama karar alıp da yapamayınca çok hüzünlü oluyor benim için. En iyisi bu yıl hiçbir karar almamak, topun gelişine vurmak :)
Ama hepiniz için mutlu bir yıl ve güzel günler dilememe engel değil bu. Hepinize ve ülkemize huzurlu ve aydınlık günler dilerim. 2014 hepimize güzellikler getirsin bir zahmet.
Ama hepiniz için mutlu bir yıl ve güzel günler dilememe engel değil bu. Hepinize ve ülkemize huzurlu ve aydınlık günler dilerim. 2014 hepimize güzellikler getirsin bir zahmet.
31 Aralık 2012 Pazartesi
2012'nin son yazısı
Bir yılı daha devirdik. Bu bebeklerimin kutlayacağı 3. yılbaşı olacak. İlkinde öylece yatıyorlardı, oğlanın gaz problemi daha geçmemişti, perişan etmişti bizi bir saatten sonra. 2. yılbaşında mama sandalyelerini salona alıp masanın yanına koymuştuk. Döke saça makarna yemişlerdi. 3. yılbaşlarında direkt masada sandalyede oturup ellerine ne geçerse yiyecekler. Daha geç yatacaklar ve seneye yılbaşının ne olduğun daha iyi anlayacaklar.
Hepinize ferulago ve ailesi olarak mutlu bir yıl diliyoruz...
Hepinize ferulago ve ailesi olarak mutlu bir yıl diliyoruz...
2 Ocak 2012 Pazartesi
Bebekler yeni yıldan anlamıyor :)
Yeni yıla geçene seneye oranla gayet güzel girdik. Oğlumuzun gaz sancıları yoktu, bu yüzden saatler süren ağlama da yoktu. O zaman kanapede bıraktığımız gibi yatarlarken şimdi yemek masasında bizimle birlikte oturuyorlardı. Masadan iki sandalyeyi kaldırıp çocukların mama sandalyelerini koyduk. Kendimiz için donattığımız masaya karşılık tepsilerine içi kesilmiş havuç ve elma içeren tabaklarını koyduk. Kah yediler, kah yere attılar, kah bize baktılar. Sonuçta ilk defa aile boyu kutlama yaptık. Bebeklerimiz de ilk defa saat 10'a kadar oturdular. Seneye daha da bilinçli olacaklar ve çok daha güzel bir kutlama yaşayacağız umarım.
Yılbaşının ertesi gün geç kalkılır, geç yatan çocuklar da geç kalkar değil mi? Eh sayılır, 6:36'da uyanıktılar. Anneleri geç yatmıştı ama bu onları ilgilendirmiyor tabii ki, 9'30'dan sonra uyuduklarında anne de yattı tekrar.
Biraz da soğuk bir yılbaşı oldu bizim için. Gece bir ara (çocuklar yattıktan sonra) çok üşüyüp elektrik sobasının dibine kadar girmiştim. Salonumuz genelde soğuktur, üstüm de ince sayılırdı, herhalde bu yüzden üşüdüm derken meğer Eskişehir'de doğalgaz arızası varmış, gaz verememişler. Sabah kalktığımda kombinin yanmadığını farkedince kendi kendine sönmüş diye düşünüp hemen yakmıştım ama meğerse saatlerce gaz verilmemiş. Demek gece bu yüzden üşümüzüm. Biz yine de şanslıymışız, bizim semte tekrar verilmiş ama kombi devreye girmemiş. Hala gaz verilmeyen pek çok semt varmış, umarım gece olmadan gelmiştir, bu soğuklarda elektrik sobası evi ısıtmaya yetmiyor çünkü.
Küçük aksilikler, yılbaşı diye aşırı yiyen ama artık dikkat edelim diyen bir karı-koca, 2'si kızımda, 1'i oğlumda olmak üzere 3 yeni diş, diş ağrısı yüzünden gece kalkıp oturan 2 bebek-1 anne, yine kar yağmadan geçen bir yılbaşı, amorti vuran piyango bileti. İşte yeni yıldaki ilk günümüzün özeti.
Yılbaşının ertesi gün geç kalkılır, geç yatan çocuklar da geç kalkar değil mi? Eh sayılır, 6:36'da uyanıktılar. Anneleri geç yatmıştı ama bu onları ilgilendirmiyor tabii ki, 9'30'dan sonra uyuduklarında anne de yattı tekrar.
Biraz da soğuk bir yılbaşı oldu bizim için. Gece bir ara (çocuklar yattıktan sonra) çok üşüyüp elektrik sobasının dibine kadar girmiştim. Salonumuz genelde soğuktur, üstüm de ince sayılırdı, herhalde bu yüzden üşüdüm derken meğer Eskişehir'de doğalgaz arızası varmış, gaz verememişler. Sabah kalktığımda kombinin yanmadığını farkedince kendi kendine sönmüş diye düşünüp hemen yakmıştım ama meğerse saatlerce gaz verilmemiş. Demek gece bu yüzden üşümüzüm. Biz yine de şanslıymışız, bizim semte tekrar verilmiş ama kombi devreye girmemiş. Hala gaz verilmeyen pek çok semt varmış, umarım gece olmadan gelmiştir, bu soğuklarda elektrik sobası evi ısıtmaya yetmiyor çünkü.
Küçük aksilikler, yılbaşı diye aşırı yiyen ama artık dikkat edelim diyen bir karı-koca, 2'si kızımda, 1'i oğlumda olmak üzere 3 yeni diş, diş ağrısı yüzünden gece kalkıp oturan 2 bebek-1 anne, yine kar yağmadan geçen bir yılbaşı, amorti vuran piyango bileti. İşte yeni yıldaki ilk günümüzün özeti.
30 Aralık 2011 Cuma
Bir yıl daha bitiyor
Bir yılı daha deviriyoruz. Tek sayıyla biten yıllar kötü geçer der bazıları, bazıları da çift sayıyla bitenleri kötüler. Benim böyle bir sınıflamam yok, sadece 2009'dan nefret etmiştim, nedenini biliyorsunuz. 2010 bana minik meleklerimi ve 7 yıldır beklediğim yardımcı doçentlik kadromu getirdi. 2011 ise doçentlik ünvanını. Tam herhalde böyle bitecek derken, 2011'in son haftasında doçentlik kadrom ilan edildi (umarım başkası da başvurmaz) (darısı kocama ayrıca). Yeni yıldan güzellikler istedim hep, karşılaştım da. Bu yıl da aynı şeyi bekliyorum, çoluğum çocuğumla, kocamla mutlu ve huzurlu bir hayat diliyorum kendime (bir de hızlı tren için yeni hat inşaatının bir an önce tamamlanmasını).
Hepinize güzel ve mutlu bir yıl diliyorum. Yeni yılda istediğiniz tüm güzellikler sizin olsun.
:)
Hepinize güzel ve mutlu bir yıl diliyorum. Yeni yılda istediğiniz tüm güzellikler sizin olsun.
:)
4 Ocak 2010 Pazartesi
Yeni yılın ilk yazısı
Bir yılbaşı daha geldi geçti. Bu yıl büyük bir değişiklik oldu benim için, 12'ye doğru sızıp kalmadım. Hatta inanmazsınız yattığımda saat neredeyse 1:30 idi. Ben de inanamadım ama oldu gerçekten. Yemek hazırla, yemek ye, televizyona bak, izleyecek birşey bulama, müzik kanallarından birinde Bedük bul, kalk biraz danset, 12'de kocayla sarıl, yeni yılı kutla, Victoria's Secret defilesini izle derken bir yılbaşı daha bitti işte.
Yine karsız ama soğuk bir yıla başladık. Soğuk demişken, alt kat komşularımız yine bir yerlere kaçtılar. Onlar olmayınca kombiyi ne kadar yaksak da yerden gelen soğuğa engel olamıyoruz. Isıtmalı zeminimiz yok ne de olsa. Özellikle pazar günü yere bastıkça sanki terliksiz, çorapsız basıyormuşum gibi üşüdüm. Biraz da psikolojik herhalde ama sonuçta şu naçizane fikri geliştirdim (Kocam tek kelimeyle "manyak" dedi, bakalım siz nasıl bulacaksınız): Kombili apartmanlarda oturanlar kışın herhangi bir yere gitmesin kardeşim. Ne o her bayram seyranda bir yerlere gidiyorlar. Üst kattakilerin veya yandakilerin gitmesi bu kadar etkilemiyor insanı ama alt kattakiler direkt etkiliyor (sıcak hava yukarı çıkıyor ne de olsa). Onun için işte fikrim: Alt katta oturanlar kışın tatile vs. gitmesin. Hatta komşular aralarında centilmenlik anlaşması imzalasın, bir yere gidecek olsalar bile kombiyi en düşük seviyede açık bırakıp gitsinler. Üst katımızdakilere sorun mesela, bir yerlere gittik mi onları bırakıp, asla. Yazın nereye isterlerse gidebilir alttakiler ama kışın ı-ıh.
Yılbaşının ardından yılın ilk ütüsünü yaptım, ilk ütü kısmını düşündüğüm ve bunu ilk bulaşık, ilk toz alma gibi çeşitlendirme eğiliminde olduğum farketttiğim için bu sefer de ben kendime manyak dedim.
Cnbc-e Star Wars serisini göstermeye başlayacakmış bu ay. Nasıl olsa dvd'lerimiz var, erken davranalım hemen seyredelim dedik ve başladık seriyi izlemeye. Dışarıda hava soğuk olunca insanın canı dışarı çıkmak istemiyor, battaniye altına girip film seyretmek pek hoş oluyor doğrusu. Sıcağın etkisiyle bir süre sonra insanın içi geçiyor, azıcık kestirelim sonra devam edelim derken ancak 5. filme gelebildik.
Neyse, George Lucas'a bir kez daha hayran kaldık. Sen ilk filmi ben 5 yaşındayken çek, ben hala zevkle izleyeyim, sonra aradan neredeyse 20 yıl geçsin diğer 3 filmi de çek. Ne zaman planladın, neden 3'ten başladın, ölümlü dünya adam gibi sırayla çekeyim diye hiç mi düşünmedin? Bravo diyorum sana. 1977'deki görsel efektleri şimdi bile seyrettiriyorsun ya, pes (gerçi ilk 3 filmden sonra 1977'ye geri dönünce aradaki fark anlaşılıyor ama olsun, hala seyrettiriyor ya kendini, daha ne olsun). Kalan 1.5 filmi de haftasonu bitiririz artık.
Bu arada yeni yılın ilk gribine yakalanmak üzereyim, hastalanmamam lazım (manyak).
Yine karsız ama soğuk bir yıla başladık. Soğuk demişken, alt kat komşularımız yine bir yerlere kaçtılar. Onlar olmayınca kombiyi ne kadar yaksak da yerden gelen soğuğa engel olamıyoruz. Isıtmalı zeminimiz yok ne de olsa. Özellikle pazar günü yere bastıkça sanki terliksiz, çorapsız basıyormuşum gibi üşüdüm. Biraz da psikolojik herhalde ama sonuçta şu naçizane fikri geliştirdim (Kocam tek kelimeyle "manyak" dedi, bakalım siz nasıl bulacaksınız): Kombili apartmanlarda oturanlar kışın herhangi bir yere gitmesin kardeşim. Ne o her bayram seyranda bir yerlere gidiyorlar. Üst kattakilerin veya yandakilerin gitmesi bu kadar etkilemiyor insanı ama alt kattakiler direkt etkiliyor (sıcak hava yukarı çıkıyor ne de olsa). Onun için işte fikrim: Alt katta oturanlar kışın tatile vs. gitmesin. Hatta komşular aralarında centilmenlik anlaşması imzalasın, bir yere gidecek olsalar bile kombiyi en düşük seviyede açık bırakıp gitsinler. Üst katımızdakilere sorun mesela, bir yerlere gittik mi onları bırakıp, asla. Yazın nereye isterlerse gidebilir alttakiler ama kışın ı-ıh.
Yılbaşının ardından yılın ilk ütüsünü yaptım, ilk ütü kısmını düşündüğüm ve bunu ilk bulaşık, ilk toz alma gibi çeşitlendirme eğiliminde olduğum farketttiğim için bu sefer de ben kendime manyak dedim.
Cnbc-e Star Wars serisini göstermeye başlayacakmış bu ay. Nasıl olsa dvd'lerimiz var, erken davranalım hemen seyredelim dedik ve başladık seriyi izlemeye. Dışarıda hava soğuk olunca insanın canı dışarı çıkmak istemiyor, battaniye altına girip film seyretmek pek hoş oluyor doğrusu. Sıcağın etkisiyle bir süre sonra insanın içi geçiyor, azıcık kestirelim sonra devam edelim derken ancak 5. filme gelebildik.
Neyse, George Lucas'a bir kez daha hayran kaldık. Sen ilk filmi ben 5 yaşındayken çek, ben hala zevkle izleyeyim, sonra aradan neredeyse 20 yıl geçsin diğer 3 filmi de çek. Ne zaman planladın, neden 3'ten başladın, ölümlü dünya adam gibi sırayla çekeyim diye hiç mi düşünmedin? Bravo diyorum sana. 1977'deki görsel efektleri şimdi bile seyrettiriyorsun ya, pes (gerçi ilk 3 filmden sonra 1977'ye geri dönünce aradaki fark anlaşılıyor ama olsun, hala seyrettiriyor ya kendini, daha ne olsun). Kalan 1.5 filmi de haftasonu bitiririz artık.
Bu arada yeni yılın ilk gribine yakalanmak üzereyim, hastalanmamam lazım (manyak).
31 Aralık 2009 Perşembe
Muhasebe 101
Yılın son günü muhasebe yapalım bakalım 2009 nasıl geçmiş, neler olmuş.
Her yıl alınan ama tutulmayan kararlar vardır ya, ben bu yıl unutkanlığımla başa çıkmayı hedeflemiştim. Hatta kendime çantamda taşıyacağım boyda bir ajanda alarak daha düzenli bir insan olmaya karar vermiştim. Uydum, uyamadım ama ajandanın faydasını gördüm. Bu yıl için aldığım ajandamı ise Ankara'da unuttuğumu farkedince hedefime fazla ulaşamadığımı anladım. Neyse.
2009 benim için güzel başlamıştı ancak böyle devam etmedi. Şubat ayında hamile olduğumu öğrendim. Kocamla mutlu mesut dolanmaya başladık etrafta. Ama Nisan ayında kaybettik bebeğimizi. Daha da bir sürü olumsuzluk oldu bu yıl içinde. Oysa ne umutlarla başlamıştık 2009'a, hem iş hem aile açısından çok güzel geçeceğine inandırmıştık kendimizi. İlk zamanlarda ağzımıza çaldığı bir parmak balla kandırdı bizi, acısını sonradan çıkardı.
Herşeyde bir hayır vardır dedik ve tüm olumsuzluklara katlandık, olsun, daha güzel günler gelecek dedik. Yaz sonunda çok yakın bir arkadaşım çok büyük rahatsızlıklar geçirdi. Bu da olunca 2009'dan iyice nefret ettim. Çok şükür toparladı artık arkadaşım.
Daha bir sürü tatsızlık, üzüntü yaşadık. Yine de yüzümden gülümsememi eksik etmemeye çalışıyorum, sorunlar hakkında fazla düşünmemeye çalışıyorum. Sanmayın ki gamsızım. Tamam biraz öyleyim, ne kadar sorunum olsa da gece yatınca fosur fosur uyuyabiliyorum ama bunun nedeni daha önce de pek çok kez yazdığım gibi şu düşünceye inanıyor olmam: Üzüntü üzüntüyü çeker.
2010'un daha güzel geçeceğine inanıyorum. Bu tombik yıl güzellikler getirmeli hepimize, ülkemize. Sürekli kötü haberler almaktan, gazeteyi açtığımda kötü haberler görmekten bıktım artık. İlaçlar markette satılacak, o bunu kesti, şu bunu vurdu, yeter artık, bu haberleri görmek istemiyorum. Herşey güllük gülistanlık olsun, ortada sorun falan kalmasın, insanlarda gelecek korkusu olmasın, öğrencilerimize mezun olduklarında marketlerde çalışmak zorunda kalmayacakları umudunu verelim istiyorum.
2010'dan çok şey bekliyorum, o da bu sorumluluğunun farkında olsun, çok çalışsın, iyi şeyler yaşatsın bize.
Hepinize mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yıl dilerim...
23 Aralık 2009 Çarşamba
Alışveriş merkezlerinde yılbaşı
Her yer ışıl ışıl bu aralar. Alışveriş merkezleri her yıl ışıldayan yılbaşı temasına bürünürler bilirsiniz. Bu yıl Ankamall'ün teması hoşuma gitti benim. Aslında daha önce yazacaktım bunu. Dışarıda devasa yılbaşı ağacını hazırladıklarını görmüş ve yazayım demiştim ama bir türlü elim gitmemişti. İşte şimdi yazıyorum, bu sefer fotoğrafl
arım da var ayrıca.

arım da var ayrıca.Ankamall'ün bu yılki teması "Recycle". Her yıl kararlar alıyoruz, kendimizi şöyle böyle yenileyelim diyoruz ya, herhalde bundan esinlenmişler. Dışarıdaki devasa çam ağacı eski gazete balyalarından oluşan bir çam şeklinde. Ne yalan söyleyeyim gayet de güzel bir
çam olmuş. Ben beğendim. Yılbaşı çamları hep yeşil plastikten olacak değil ya, biraz da böyle olsun.
çam olmuş. Ben beğendim. Yılbaşı çamları hep yeşil plastikten olacak değil ya, biraz da böyle olsun. Sabah gazete haberleri okurlarken televizyonda orman koruma memurlarının çam kesilmesine karşı alarmda olduğundan bahsetmişlerdi. Evde yılbaşı çamı olmasını, o çamı süslemeyi seviyorum ama canlı bir ağaç kesip evime koyacak kadar değil. Yazık günah ağaçlara, yılbaşı bitince kuruyup gidecek, dökülecek yaprakları. Bırakın doğal yerlerinde kalsınlar, siz de evinize plastik olanlardan alın.
Geçen sene bizim çamın fotoğraflarını koymuştum bloguma. Bu sene koymuyorum çünkü hiç değişiklik yok, kaldırmadık çamı, hala aynı yerde duruyor. Daha önce kaldırmıştık, geçen sene haydi çamı kuralım süsleyelim diyip sonrasında da sızıp kalınca tüm işler kocama kalmıştı. Bu sefer eşeği sağlam kazığa bağladı ve hiç kaldırmadık çamı. O yüzden bu aralar ışıklarını yakarak yeni yıl ruhunu yakalamaya çalışıyoruz. 2009 bir an önce gitsin yeter ki :)
Aşağıdaki 2 resim Ankamall'ün içindeki süslemelerden. Sevdim ben bu beyaz yılbaşını.

14 Aralık 2009 Pazartesi
2009 git artık
2009 'a başlarken çok umutluydum, çok güzel geçeceğini düşünüyordum. 2. ayı itibariyle güzelleşiyor derken bok gibi birşey oldu çıktı. Sadece benim için değil, pek çok kişi için de aynı şekilde geçti. Nihayet 2009'un son ayında biraz güzelleşmeye başladı ortalık. Güzel haberler gelmeye başladı ve daha güzellerinin gelmesini de bekliyorum ve istiyorum. 2009 gitsin artık, bir an önce 2010 gelsin. Güzel haberlerle gelsin, eli kolu dolu olsun, o kadar dolu olsun ki hatta güzel haberlerden, olaylardan başımızı alamayalım, "ay yine mi güzel bir haber, hay Allah ne çok oldu bu aralar ehehehe" diyelim. Öyle ihtiyacım var ki güzel şeylerin olmasına.
Gelllllllll 2010, gellllllllll
Gelllllllll 2010, gellllllllll
1 Ocak 2009 Perşembe
Yeni yılın ilk yazısı
Yeni yılın ilk gününün bitmesine az kaldı. Dün uzun zamandır ilk defa yeni yıla uyuyakalmadan girdim. Kocam şaşırdı ve mutlu oldu sanıyorum. Güzel bir sofra kurduk, ben de diyetisyenimin izniyle herşeyden biraz biraz yedim, içtim. Yine de pişmanlık duymadım değil ama bu yılbaşı ne de olsa, o kadar olacak.
Yeni yıl için şimdilik hiçbir kararım yok (new year's resolutions). Sadece zayıflamaya devam etmek istiyorum. 4 aylık performansımdan çok memnunum. Hatta dün gelinliğime girmeyi tekrar denedim ve bu sefer başarılı oldum. 3-4 kilo daha verirsem hedefime ulaşmış olacağım ve kocamla tasarladığımız tekrar gelinlik-damatlıkla fotoğraf çektirme planımıza gerçekleştirebileceğiz :)
2009'a güzel başladım ve umuyorum böyle de devam edecek ve yanında daha pek çok güzellik getirecek
Yeni yıl için şimdilik hiçbir kararım yok (new year's resolutions). Sadece zayıflamaya devam etmek istiyorum. 4 aylık performansımdan çok memnunum. Hatta dün gelinliğime girmeyi tekrar denedim ve bu sefer başarılı oldum. 3-4 kilo daha verirsem hedefime ulaşmış olacağım ve kocamla tasarladığımız tekrar gelinlik-damatlıkla fotoğraf çektirme planımıza gerçekleştirebileceğiz :)
2009'a güzel başladım ve umuyorum böyle de devam edecek ve yanında daha pek çok güzellik getirecek
31 Aralık 2008 Çarşamba
Mutlu yıllar
Yılbaşı hazırlıklarına iyice girişmeden önce yeni yıl mesajı yazmak istedim. 2008 sizlere neler getirdi bilmiyorum, umarım iyi şeyler getirmiştir ya da bilimum kötü şey arasından iyileri seçip onların tadını çıkarabilmişsinizdir. 2009'da herkese sağlıklı, huzurlu, mutlu ve 2008'e göre alınan kararların uygulandığı bir yıl diliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


