iş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2012 Cumartesi

Yine kayboldum

Geçen dönem çok işim olduğunu sanıyordum. Aykırı yarıyılda dersim vardı, bir de yeni not hazırlamamı gerektiren doktora dersim. Doktora hocamın ve benim araştırma projesi öğrencilerimizle de ilgileniyor, çevirilerini vs. kontrol ediyordum. Okuldaki diğer işleri vs. de sayarsak günlerim çok yoğun geçiyordu. Eve geldikten sonra ise bebeklerimle ilgilenerek vakit geçiriyor, onlar uyuduktan sonra makale çevirisi yapıp notlarımı düzenlemeye çalışıyordum. Bu süreçte fazla blog yazısı da yazamamıştım. Meğer çok yoğun değilmişim o zaman, sadece kendimi kandırıyormuşum.

Şimdi pazartesi 3 saatlik bir dersim var, salı ve çarşamba başka bir derse giriyorum ve ders bana yeni geçtiği için notları güncellemek için eski notları elden geçiriyor, ekleyecek yerler bulabilmek için aynı anda 4 ayrı kitabı da inceliyorum.

Perşembe ve Cuma lab. dersleri var, elimden geldiğince derslerde bulunmaya çalışıyorum. Cuma ise yine yeni not hazırlamamı gerektiren bir yüksek lisans dersim. Araştırma projesi öğrencilerinin işleri devam ediyor bir yandan. Ayrıca bu yıl içinde katılmam gereken 2-3 kongre olduğu için onlara da çalışma hazırlamak ve hazırda bekleyen yayınlarımı toparlayıp dergilere yollamak zorundayım. Bütün bunların arasında iki haftada bir Kıbrıs'a ders vermeye gidiyorum. Dersler orada ingilizce anlatıldığı için elimdeki hazır notları ingilizceye çevirmem gerekiyor, onları da yetiştirmeye çalışıyorum. Ivır zıvır işler de devam ediyor elbette.

Bu duruma bakınca geçen dönemki halimde hiçbir şey yokmuş, zamanımı iyi ayarlayamıyormuşum diye hayıflanıyorum. Bu dönem o kadar yoğunum ki bloga bile sadece pazartesi günleri yazı yazmaya girebiliyorum. Bu dönemki işlerimi bitirebilirsem gelecek sene yeniden düzenlenmiş notlarım elimde olacağı için sadece ufak tefek güncellemeler yaparak kendime daha çok vakit ayırabileceğim sanıyorum. Şu dönemi yorgunluktan bayılmadan bir atlatabilsem daha ne isterim ki... Bu süreçte kocamın ve annemin yardımlarını da gözardı edemem elbette. Onlar olmasaydı zaten tüm bu işlere yetişecek vaktim ve enerjim olmazdı. Sağolsun.

Blog dünyasına bir ara geri döneceğim ama hangi ara tam bilemiyorum ben de. Ama buralardayım. :)

23 Eylül 2011 Cuma

Hiç mi iyi birşey yok?

Günlerdir bebeklerimi evde bırakıp işe gitmenin zorluğundan bahsediyorum. Her çalışan kadının başındaki sorun bu biliyorum, dediğim gibi ilk ben değilim, son da olmayacağım ve akademisyen anne olmak her ne kadar zor olsa da kolaylıkları da yok değil. Buna da şükür demeli.

Bu kadar sorun, özlem arasında işe başlamanın hiç mi iyi bir yanı yok? Var elbette, insan kendine bakmaya başlıyor. Evde eşofmanlarla dolaşan kadın gidip yerine her sabah saçıyla, makyajıyla uğraşan, giyimine özen gösteren kadın geliyor. Daha hareketli bir yaşama geçiş yapınca kilo verme de hızlanıyor.

Ama benim için en güzel yanı özendiğim diğer çiftler gibi sabah evden kocamla birlikte çıkıp akşam yine birlikte gelebilmek. Şimdiye kadar işten çıkıp cuma günü eve gelen, pazartesi yine geri dönen birisi olarak işgünlerinde kocamla birlikte evden çıkıp girmek nedir bilmezdim. Şimdi kocam her sabah beni gara bırakıyor, akşam da alıyor. Dönerken bazen markete uğruyoruz, yolda ne yaptın bugün diye konuşuyoruz. Apartmandaki özendiğim diğer çiftler gibi olduk resmen (özenilecek şey mi bulamadın diyebilirsiniz ama ben 6 yıl böyle yaşadım). İleride bebeklerim büyüyünce akşam şuraya uğrayalım, haydi şurda bir kahve içelim kısımları da gelir belki :)