3 Şubat 2009 Salı
Haftasonunun ardından
Bunun dışında haftasonum dinlenmek ve bir makale üzerinde çalışmakla geçti. Gelecek haftasonunu iple çekiyorum çünkü kocamın yaşgünü kutlamaları başlayacak. Yaşgünlerimiz genelde haftaiçi olduğu için önceki haftasonu kutlamaya başlarız, haftaiçi uzaktan kutlarız, sonraki haftasonu tekrar kutlarız. Kutlu yaşgünü haftası bizim için bir nevi. Bu sefer izinli olduğum için yaşgününü tam gününde kutlayabileceğiz aslında ama kutlu yaşgünü haftasonunu seviyorum ben, yine aynı şekilde kutlayacağım. Hatta bu Perşembe günü kocam Ankara'ya gelecek ve ben nihayet gitmeyi çok istediğim ve daha önce 2 sefer bilet bulamayarak elimin böğrümde kaldığı Anna Karenina balesine giderek kutlamaları başlatacağım. (Onun yaşgünü mü benimki mi kutlanıyor acaba? :) ) Cuma akşamı için planladığım bir şey var aslında, ancak bunun için Ankara'da olmamız gerekiyor.
Kocama açık davettir: Cuma akşamı Ankara'dayız hayatım ama ne olur kurcalayıp sürprizimi bozma :)
25 Aralık 2008 Perşembe
Kısa kısa (kolyeler, kitap, Anna Karenina)
Takı kutumdan ve kolyelerim için de askı gibi bir çözüm aradığımdan geçenlerde bahsetmiştim size. Kolyelerim için pratik zekalı annemden pratik bir çözüm geldi. Askı sistemi oluşturana kadar idare eder. Ortalarda dağılmalarından bıkarak bir fotoğraf albümünün içine koyuvermiş. Hani fotoğraf b
astırdığınızda stüdyonun verdiği dandik albümlerden. Her sayfasına bir kolye yerleştirmiş, derli toplu olmuşlar. Bükülüp şekilleri bozulmadığı sürece fena bir çözüm değil aslında, en azından dediğim gibi askı bulana kadar. Gelelim son başlığımıza, Anna Karenina. Bir solukta okuduğum bir kitaptı. İngilizce olarak satılan klasikler serisinden almıştım, içim burkularak da okumuştum. Sonra da filmini seyretmiştim. Şimdi Ankara Devlet Opera ve Balesi bale olarak sergiliyor. Yarım saat kadar önce 8 Ocak temsilinin biletlerinin satışa çıktığını belirten bir mail aldım. Hemen online bilet satış sistemine girdim ki ne göreyim bilet kalmamış. Yuh. Sistemin şöyle bir güzelliği var, koltuklar doldukça insan şeklini alıyor, size bunların üzerine imleci götürerek hangi bilet internetten alınmış, hangisi gişeden satılmış, hangi koltuklar protokole, çalışanların akrabalarına falan ayrılmış görebiliyorsunuz. Her temsilde genelde en öndeki sıradan 6-8 koltuk ayırırlar, bunun biliyorum. Ama bu sefer salonda ilk 9 sıra, balkondan ilk 3 sıra direkt olarak ayrılmış. Kalanlar da hemen satılmış. Bu pazartesi olacak temsile baktım, onda da aynı şekilde. Tamam anlıyorum, ilk temsiller bunlar, balerinlerin baletlerin eş dostları, aileleri gelecek seyredecek ama bu kadar da yer ayrılır mı? Madem öyle yap onlara ayrı 1-2 özel temsil, herkes gelsin yavrusunu alkışlasın, o temslleri satışa sunma, sonra biz sıradan insanlar için de biletlerin tamamen satıldığı temsil sun. Çok sinirlendim sabah sabah. Kimbilir ne zamana bilet alabilirim.