Hayır hayır, bebeklerimi kertmiyorum, onlarla ilgili değil bu. Gerçi beşik kertmesi yapacak olsak etrafta pek çok bebek var kertilecek. Geçenlerde bir belgesel izlemiştim, onunla ilgili bu. Yazayım derken unutuyorum hep, ancak aklıma geldi.
Yabani hayatla ilgili bir belgeselin çakallarla ilgili bölümüne denk gelmiştim geçenlerde. Anlatıcının dediğine göre çakallar yavrularını tek başına değil, ilerideki eşleriyle birlikte büyütürlermiş. Çakallar çift olarak avlanırmış, onun için küçükten birbirlerine alıştırıyorlar demek ki. Beşik kertmesi değilse nedir bu?
:)
27 Ekim 2010 Çarşamba
26 Ekim 2010 Salı
Yoğun bir gün
İzne ayrıldım ama bu proje işleriyle ilgilenmeme engel olmuyor. Ara rapor verme zamanımız geldi yine. Önceki raporları da ben hazırladığım için konuya hakim olduğumdan izne ayrılırken hocama endişelenmemesini söylemiş, bir sonraki raporu hazırlayacağım garantisini vermiştim. Bebeklerim de sağolsunlar erken gelmeyerek annelerine yardımcı oldular ve raporu tamamlayıp imzalanmak üzere hocama gönderebildim. Üzerimden büyük bir yük kalktı böylece. Ah bir de doçentlik sınavı için ders çalışabilsem :(
Son bir alışveriş daha yaptım bugün. Hala fotoğraflarını koyamadığım alışverişlerimden sonra kalan tek eksiğim süt pompasıydı (süt saklama poşetlerimi daha önce almıştım). Onu da özellikle almamıştım çünkü hediye gelecekti. Bölümdeki hocalarım ve arkadaşlarım yardımcı doçent atamam nihayet yapıldığı için bana bir hediye almak istiyorlardı. Genelde bilimsel aşamalarda çalışma konusuyla ilgili kitap, kalem, çerçeve vs. alınır ama benim durumum farklı olduğu için bebeklerin işine yarayan birşey alalım dediler sağolsunlar. Böylece rayiç olarak belirlenen miktarı bana yolladılar, ben de üzerine ekleme yapıp ne zamandır araştırdığım, kullanıcı yorumlarının gayet iyi olduğu Medela pilli ve elektrikli süt pompamın siparişini verdim.
İkiz bebeklerim olacağı için sütümün yetip yetmeyeceğini bilmiyorum. İki farklı görüş var hekimler arasında. Bazıları yetmeyeceğini, gıda takviyesi yapılması gerektiğini söylüyor, diğerleri doğanın bunu da hesaba katarak anneye bol süt vereceğini. Bildiğim kadarıyla süt için yapılacak şey bol su içmek ve bebeklerin emmesi. Süt emildikçe yenisinin oluşması için annenin beynine uyarı gidiyor, böylece daha fazla süt üretiliyor eğer yanlış bilmiyorsam. Bunun için de yapılacak şey bebekler ilk etapta emmese bile sütü bir şekilde boşaltmak, ki yenisi yapılabilsin. İşte pompa burada devreye giriyor.
Teorikte canavar gibiyim ama pratiği yaşayarak göreceğiz tabii. :)
Son bir alışveriş daha yaptım bugün. Hala fotoğraflarını koyamadığım alışverişlerimden sonra kalan tek eksiğim süt pompasıydı (süt saklama poşetlerimi daha önce almıştım). Onu da özellikle almamıştım çünkü hediye gelecekti. Bölümdeki hocalarım ve arkadaşlarım yardımcı doçent atamam nihayet yapıldığı için bana bir hediye almak istiyorlardı. Genelde bilimsel aşamalarda çalışma konusuyla ilgili kitap, kalem, çerçeve vs. alınır ama benim durumum farklı olduğu için bebeklerin işine yarayan birşey alalım dediler sağolsunlar. Böylece rayiç olarak belirlenen miktarı bana yolladılar, ben de üzerine ekleme yapıp ne zamandır araştırdığım, kullanıcı yorumlarının gayet iyi olduğu Medela pilli ve elektrikli süt pompamın siparişini verdim.
İkiz bebeklerim olacağı için sütümün yetip yetmeyeceğini bilmiyorum. İki farklı görüş var hekimler arasında. Bazıları yetmeyeceğini, gıda takviyesi yapılması gerektiğini söylüyor, diğerleri doğanın bunu da hesaba katarak anneye bol süt vereceğini. Bildiğim kadarıyla süt için yapılacak şey bol su içmek ve bebeklerin emmesi. Süt emildikçe yenisinin oluşması için annenin beynine uyarı gidiyor, böylece daha fazla süt üretiliyor eğer yanlış bilmiyorsam. Bunun için de yapılacak şey bebekler ilk etapta emmese bile sütü bir şekilde boşaltmak, ki yenisi yapılabilsin. İşte pompa burada devreye giriyor.
Teorikte canavar gibiyim ama pratiği yaşayarak göreceğiz tabii. :)
25 Ekim 2010 Pazartesi
35+6
Bugün yine kontrolümüz vardı. Artık doğum yaklaştığı için kontrollerimiz de sıklaştı. Kontrollerde özellikle plasenta yaşlanmama bakıyor doktorum. Şimdilik herşey normalmiş, ama haftaya tekrar görmek istedi. Hem haftaya sezaryen günü de kesinleşecek. Plasentanın durumuna göre karar verilecek sanıyorum. Calgon esprim bu sefer aklıma gelmedi neyse ki.
Bebekler normal, biraz kilo almışlar, ikisi de 3 kiloya yakın sanıyorum. Asıl bakılan şey Doppler (plasentadaki kanlanma durumu) olduğu için ölçümlerle fazla uğraşmadı doktorum.
Bu hafta doktorum kongrede olacak. Bebeklerime o yokken gelmemeleri için telkinde bulunuyorum. Rahatları yerinde görünüyor zaten, çıkmaya niyetleri yok gibi, ama belli olmaz elbette. Doktorum "işten çıktığımda hiçbir şey yokken 2 saat sonra doğuma girmiştim ben de, suyun gelirse doğum başlar" dedi. O yokken olmaz umarım, ama olursa da yapacak birşey yok tabii ki. Ben bebeklerimin söz dinleyeceğine inanıyorum. Annelerini kırmaz onlar.
Hala bebeklerime aldığım yatağın vs. fotoğraflarını koymadım biliyorum ama içimden gelmiyor açıkçası. Deniz'den iyi bir haber duymayı bekliyorum. Umarım herşey yolundadır. Kızlar güçlü olur ne de olsa.
Bebekler normal, biraz kilo almışlar, ikisi de 3 kiloya yakın sanıyorum. Asıl bakılan şey Doppler (plasentadaki kanlanma durumu) olduğu için ölçümlerle fazla uğraşmadı doktorum.
Bu hafta doktorum kongrede olacak. Bebeklerime o yokken gelmemeleri için telkinde bulunuyorum. Rahatları yerinde görünüyor zaten, çıkmaya niyetleri yok gibi, ama belli olmaz elbette. Doktorum "işten çıktığımda hiçbir şey yokken 2 saat sonra doğuma girmiştim ben de, suyun gelirse doğum başlar" dedi. O yokken olmaz umarım, ama olursa da yapacak birşey yok tabii ki. Ben bebeklerimin söz dinleyeceğine inanıyorum. Annelerini kırmaz onlar.
Hala bebeklerime aldığım yatağın vs. fotoğraflarını koymadım biliyorum ama içimden gelmiyor açıkçası. Deniz'den iyi bir haber duymayı bekliyorum. Umarım herşey yolundadır. Kızlar güçlü olur ne de olsa.
22 Ekim 2010 Cuma
Deniz (affına sığınarak yazıyorum, belki daha çok kişiye ve iyi dileğe ulaşırız)
Aslında bloguma yazı yazmak için girip öncesinde takip ettiğim blog arkadaşlarım neler yazmış diye bakındığımda kafamda bambaşka şeyler vardı, böyle bir haber almayı beklemiyordum. Özellikle yorumlarda bol bol yazıştığımız, benden yaklaşık 10 hafta kadar sonra doğum yapacak olan Deniz arkadaşım 4 gün önce 27 haftalıkken erken doğum yapmış. Çok şaşırdım ve üzüldüm ama minik kızının yaşam mücadelesinden galip çıkacağına tüm kalbimle inanıyorum.Yazısı için linke tıklayabilirsiniz. Siz de dualarınızı esirgemeyin olur mu?
20 Ekim 2010 Çarşamba
35+1 ve kargom
Bir arkadaşım son zamanlarda iyice şişeceksin demişti, gerçekten de öyleymiş. Ayaklarımdan sonra ellerim de iyice şişmeye başladı bugün. Hatta ağız mukozam bile şişiyor da konuşmam pelteleşiyor gibi geliyor bana. Onun haricinde bir sıkıntım yok neyse ki. Paytaklığım iyice arttı, göbek açık ara önde gidiyor. İyice komik görünüyorum :)
Kargomun bir parçası daha nihayet geldi. El ayak izi çerçevelerinin bu kadar büyük olduğunu farketmemiştim internet sayfasında. Meğerse kocaman şeylermiş. Uyku setim ise pek şirin ama içinden çıkması gereken yastığı çıkmadı. Hemen firmaya yazdım, bir de telefon ettim. Bakalım ne olacak. Fotoğrafını henüz çekmedim, çekince koyacağım. Daha doğrusu çekmeye, bilgisayara aktarmaya üşeniyorum diyelim. Kocam gelince ondan rica ederim :) Son dönemlerde üşengeçlik de başlıyor anlaşılan.
Kargomun bir parçası daha nihayet geldi. El ayak izi çerçevelerinin bu kadar büyük olduğunu farketmemiştim internet sayfasında. Meğerse kocaman şeylermiş. Uyku setim ise pek şirin ama içinden çıkması gereken yastığı çıkmadı. Hemen firmaya yazdım, bir de telefon ettim. Bakalım ne olacak. Fotoğrafını henüz çekmedim, çekince koyacağım. Daha doğrusu çekmeye, bilgisayara aktarmaya üşeniyorum diyelim. Kocam gelince ondan rica ederim :) Son dönemlerde üşengeçlik de başlıyor anlaşılan.
18 Ekim 2010 Pazartesi
Gıcığım
Show tv'deki dizi tanıtımlarına denk geldiniz mi hiç? Gelmemeniz mümkün değil çünkü insanı bayıltana kadar gösteriyorlar. Önce Lale Devri vardi, şimdi Karadağlar ve Güneydoğu Hikayeleri. Zaten aşırı dizi seyreden biri değilim, ama bunları izleyeceğim varsa bile asla izlemezdim sanıyorum. Jenerikleri, fragmanları baydı beni. Bu kadar tanıtıma ne kadar ömürleri olacak merak ediyorum doğrusu. Bir diğer gıcık olduğum şey de yine aynı kanalın neredeyse tüm diziyi gösterecek şekilde verdiği haftaya şu-bu olacak fragmanları. Çok sık, çok uzun, insanı izlememeye itiyor ister istemez. Ya da ben çok cinsim, herşeye gıcık oluyorum.
Benim köşe bucak kaçtığım bir sürü dizinin bir sürü izleyicisi var ve insanlar hayatlarını dizilere göre ayarlıyor, çok ilginç. Milliyet gazetesinin cumartesi ekinde okur köşesi var, insanlar orada çatır çatır yok Kurtlar Vadisi daha iyi, yok Aşk-ı Memnu şu kadar reyting aldı, o daha iyi oyuncu, bu onun eline su dökemez diye kavga ediyor, inanılmaz. En garibime giden de özellikle Fatmagül'ün suçu ne başladıktan sonra internet ortamında Beren Saat için yazılan "Behlül'leyken iyiydi, oh olsun, haketti bunu" şeklinde daha hafifleterek yazabildiğim yorumlar. İnsanlar ne zaman dizilere bu kadar kaptırdılar, kendileri de gerçek hayattan koptular da dizi oyuncularıyla rolleri özdeşleştirmenin ötesine geçtiler anlamıyorum.
Çok saçma çok.
Benim köşe bucak kaçtığım bir sürü dizinin bir sürü izleyicisi var ve insanlar hayatlarını dizilere göre ayarlıyor, çok ilginç. Milliyet gazetesinin cumartesi ekinde okur köşesi var, insanlar orada çatır çatır yok Kurtlar Vadisi daha iyi, yok Aşk-ı Memnu şu kadar reyting aldı, o daha iyi oyuncu, bu onun eline su dökemez diye kavga ediyor, inanılmaz. En garibime giden de özellikle Fatmagül'ün suçu ne başladıktan sonra internet ortamında Beren Saat için yazılan "Behlül'leyken iyiydi, oh olsun, haketti bunu" şeklinde daha hafifleterek yazabildiğim yorumlar. İnsanlar ne zaman dizilere bu kadar kaptırdılar, kendileri de gerçek hayattan koptular da dizi oyuncularıyla rolleri özdeşleştirmenin ötesine geçtiler anlamıyorum.
Çok saçma çok.
17 Ekim 2010 Pazar
34+4
Dün kontrolümüze gittik binbir heyecanla. Bebeklerimizi görmeye çalıştık ama artık yerleri o kadar daralmış ki onun kolu, bunun eli , bacağı derken güzel bir fotoğraflarını alamadık bir türlü. Olsun, sağlıklı olduklarını öğrendik ya, daha ne isteriz.
Kızım baş pozisyonunda ama oğlum makat. Kalan süre ve yerin darlığını dikkate alırsak yavrumun dönemeyeceği kesin. Bu durumda sezaryen olacağım kesinleşti. Zaten aksini düşünmüyordum, hazırdım sezaryen fikrine, sürpriz olmadı.
Bebeklerim toplamda 5 kiloyu geçmiş. "Şu anda bile doğsalar yaşarlar" dedi doktorum. Yine de 3-3.5 hafta daha beklemelerini istiyoruz. Tarihe gelince, bayramdan önce doğacakları kesinleşti ama ne zaman olacağı henüz belli değil. 10 gün sonra bir konttolümüz daha var, herhalde az çok belli olur.
Bu arada kiloma yine dikkat etmem gerekiyor, bir de erken doğum belirtilerine karşı uyanık olmam. Plasenta yaşlanmam vardı, birazcık daha ilerlemiş. Plasentanın kireçlenmesine verilen admış bu. "Şu aşamada çok önemli değil" dedi doktorum, ama dikkat etmemiz gerekiyormuş yine de. Eve gelince internetten baktık, bu durum son 3 ayda normal kabul ediliyormuş. Ama bebeğe giden kan ve oksijen seviyesinde azalma olabildiği için dikkatli olunması gerekirmiş. Yaklaşık 8 aydır dayanan plasentam herhalde bir 3 hafta daha dayanır. Calgon mu içsem acaba gibi iğrenç bir espri geldi aklıma, sustum.
Bayramda bebeklerimi kucağımıza alacağız, ne güzel olacak. Annem artık isimleri de Bayram ve Arife olur dedi. Kocamla dakikalarca güldük. :)
Dün hatalı gönderilen viskon yatağım geldi, küvet hariç diğer siparişimin nihayet temin edildiğini öğrendim. Artık haftaya resimleri çekip size gösterebilirim.
Kızım baş pozisyonunda ama oğlum makat. Kalan süre ve yerin darlığını dikkate alırsak yavrumun dönemeyeceği kesin. Bu durumda sezaryen olacağım kesinleşti. Zaten aksini düşünmüyordum, hazırdım sezaryen fikrine, sürpriz olmadı.
Bebeklerim toplamda 5 kiloyu geçmiş. "Şu anda bile doğsalar yaşarlar" dedi doktorum. Yine de 3-3.5 hafta daha beklemelerini istiyoruz. Tarihe gelince, bayramdan önce doğacakları kesinleşti ama ne zaman olacağı henüz belli değil. 10 gün sonra bir konttolümüz daha var, herhalde az çok belli olur.
Bu arada kiloma yine dikkat etmem gerekiyor, bir de erken doğum belirtilerine karşı uyanık olmam. Plasenta yaşlanmam vardı, birazcık daha ilerlemiş. Plasentanın kireçlenmesine verilen admış bu. "Şu aşamada çok önemli değil" dedi doktorum, ama dikkat etmemiz gerekiyormuş yine de. Eve gelince internetten baktık, bu durum son 3 ayda normal kabul ediliyormuş. Ama bebeğe giden kan ve oksijen seviyesinde azalma olabildiği için dikkatli olunması gerekirmiş. Yaklaşık 8 aydır dayanan plasentam herhalde bir 3 hafta daha dayanır. Calgon mu içsem acaba gibi iğrenç bir espri geldi aklıma, sustum.
Bayramda bebeklerimi kucağımıza alacağız, ne güzel olacak. Annem artık isimleri de Bayram ve Arife olur dedi. Kocamla dakikalarca güldük. :)
Dün hatalı gönderilen viskon yatağım geldi, küvet hariç diğer siparişimin nihayet temin edildiğini öğrendim. Artık haftaya resimleri çekip size gösterebilirim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)