19 Haziran 2011 Pazar

Bu bir ilk

Bu benim için bir ilk. Hastanede yattığım, bebeklerimin yanıma verilmeyip küvözde kaldığı o 2-3 günü saymazsak eğer bebeklerimden ilk defa gece vakti ayrı kalıyorum. Sabah erkenden Ankara'da bir işim olduğu ve sabah ilk trene binsem bile yetişememe ihtimalim olduğu için bu akşamdan gelmek zorunda kaldım. Babalarına ve babaannelerine emanet ettim onları. Çok iyi bakacaklarını biliyorum, o yüzden içim rahat. Ama şimdiden özledim bebeklerimi. Ankara'da en son yalnız kaldığımda bebeklerim de karnımdaydı, şimdi uzaktalar. Kocam telefondan gösterdi az önce, ikisi de mışıl mışıl uyuyordu. Yarın işimi bitirip yanlarına döneceğim, ayrılığımız çok uzun sürmeyecek ama yine de bebeklerimi görünce gözlerimden akmaya başlayan yaşlara engel olamıyorum.

16 Haziran 2011 Perşembe

Çok ara verdim, geleceğim

Ha şimdi ha sonra derken bir türlü olmadı, yaşananlar, yazılacaklar biriktikçe birikti. Bir an önce kafamdakileri düzene koyup yazmalıyım. Tabii kucağımdaki minik prenses kah mouse'u kah bilgisayarın köşesini çekiştirmeyi bırakırsa. Minik prensim de farklı değil ya, en iyisi bebeklerim uyuyunca geleyim ben :)

7 Haziran 2011 Salı

Şaşkınlık içindeyim

Bebeklerimin ikisi de uyuyorlar. İkiz annelerinin özlemle bekledikleri şeylerden biri bu. Ama çok şaşkınım. Ne yapacağımı bilmiyorum. Biraz ders mi çalışayım, ütü mü yapayım, cam mı sileyim, ne zamandır okumadığım dergileri mi okuyayım, televizyon mu seyredeyim, internete mi bakayım, yoksa uyuyayım mı?

Muhtemelen ben karar verene kadar birisi ya da ikisi birden uyanmış olacak :)

1 Haziran 2011 Çarşamba

Yeni yaşım

Bugün benim yaşgünüm. İlk defa bebeklerimle birlikte kutlayacağım yaşgünümü. Bu keyfi Şubat ayında kocam yaşamıştı, şimdi de bana kısmet oldu. Bebeklerim henüz anlamıyorlar elbette ama herhalde uyanınca annelerinin yanağını yalarlar. İlk kutlama her zamanki gibi kocamın mesajıyla oldu. Hafta içi Ankara'da olduğum günlerden kalan bir alışkanlıkla kocam gece 12 olunca ilk kutlama mesajını yollayan olur. Bu sefer birlikte olsak da adeti bozmadı, 00:00'da yolladı mesajımı. Bir ara uyuyakalmışım, uyanır uyanmaz kalkıp mesajıma baktım zaten ben de, yollamasa üzülecektim :)

29 Mayıs 2011 Pazar

İyileştik neyse ki

Nihayet iyileştik. Geçmiş olsun diyen herkese çok teşekkür ederim.

Kızım hafif atlattı ishali. Ek gıdaya reaksiyon veya diş sorunu olduğunu tahmin etmiştik, aynen de öyle olmuş. Geçen salı (24 Mayıs) bir dişi çıkmaya başkadı kızımın. Tırnak ucuyla veya kaşıkla farkettiğimiz dişi şimdi bayağı bayağı görünüyor :)

Oğlum ise bayağı ağır atlattı. Gaitada mukus ve kan görünce çok endişelenmiştik. Kızımdan deneyimli olduğum için hemen keçi mamasına geçmiştim. Yine de kesilmeyince önce bir doktora (kendi doktorumuz izinli olunca yakındaki bir çocuk sağlığı merkezine) götürdük, sonra da gaita örneği verdik. Bir ara öyle hale gelmiştik ki yedikleri aynen alttan çıkıyordu. Hani oyuncak bebekler olurdu, ağızdan su verirdin, aşağıdan çiş yapardı. Onun gibi. Bir süre sadece mama yedirip, alt temizlemekle geçiyordu vaktim. Oğlan mama yedi, altına yaptı, temizle. Hemen arkasından kız kaka yaptı, temizle derken oğlan bir daha. Hiç abartmıyorum, bir ara sürekli bez değiştiriyordum. Bekletmeye de kıymıyordum, zaten sulu sulu yapınca kızarıyordu popoları. Kusma da eşlik edince çok korktuğumuzu söylemeliyim. Neyse ki rotavirüs falan çıkmadı, bağırsak enfeksiyonuymuş, antibiyotik başamak zorunda kaldık. Telefonla ulaştığım doktorumuz da uygun görünce minik oğlum pek istemememe rağmen ilk antibiyotiğini almış oldu.

Sonuç olarak birkaç günde toparladı şükür. Öğürmesi geçti, kusması bitti. Neşesi ve enerjisi yerine geldi. 1 hafta 10 gün kadar sonra ek gıdaları tekrar deneyeceğiz. Diş çıkaracak o da, onun huysuzluğu oluyor zaman zaman, yoksa gayet iyiyiz.

İlk enfeksiyonumuzu bu şekilde atlattık. Hep dediğim gibi, Allah çaresiz dert vermesin :)

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Hastayız

Birkaç gündür hastayız.

Bebeklerim ishal oldu. Ek gıdaya geçişte normalmiş, diş çıkarırken olurmuş, ikisi bir araya gelirse daha şiddetli olabilirmiş. Tamam ama neden hala geçmedi?

Oğlum kabak-yoğurt karışımını pek sevmedi bu sefer. Kızım afiyetle yedi ama sonrasında ikisinde de ishal başladı. İkisinin de iştahının kesilip durgunlaşmalarına rağmen ateşleri yoktu. Sonuçta kızım daha hafif atlattı ama oğlumda halen devam ediyor. İşin kötüsü mukus ve kan da işe karıştı. Kızımdan bildiğim için keçi mamasına geçtim, mide-bağırsak sistemi iyice hassaslaşmıştır, nolur nolmaz dedim. Zaman zaman yok denecek kadar azalsa da kan hala var. Neşesi yerine gelmese, çok şiddetli bir tablo olsa Allah korusun dizanteri veya türevleri diyeceğim. Kendi doktorumuz 19 Mayıs nedeniyle izne çıktığı için dün götürdüğümüz bir başka doktor da aynısını söyledi. "Dizanteri çok daha şiddetli bir tablo gösterir" dedi.

Bugün gaita tahlili için numune götüreceğiz. 19 Mayıs'ın uzun bir tatil sürecine dönüşmesi hiç iyi olmadı bizim için.

Sanıyorum tüm annelerin ortak dileği bu: Keşke ben hasta olsam yavrularımın yerine.

17 Mayıs 2011 Salı

Meğer ek gıdayı sevmişiz

Bebeklerim ek gıdayı pek sevemediler demiştim. Meğer hata yapıyormuşum. Ankara'ya gittiğimde bebekli arkadaşlarımla konuşunca farkettim bunu. Ek gıdaya başladığımızda ilk gün bir çay kaşığı kadar, ertesi gün tatlı kaşığı, sonra yemek kaşığı ve sonra da yarım çay bardağı kadar yiyip bu şekilde yenen miktarın artırmaları gerekiyormuş. Ben de 120-150 ml mama içen yavrularım neden bitirmiyor tabağını diye üzülüyordum. Meğerse yemeleri gerektiği kadarını yemişler bile . Acemilik işte.