7 Ekim 2011 Cuma
Güzel haber
Daha sonra detay veririm, önce biraz kendime geleyim, idrak edeyim, mutluluğumu bebeklerimle paylaşayım. Dün girdigim doçentlik sınavında başarılı oldum. Çok mutluyum :) İyi dilekleriyle bana enerji ve moral veren herkese çok teşekkür ederim.
3 Ekim 2011 Pazartesi
Nasıl ara vermişsem
Eylül ayı başında ara vereceğim biraz demişim, ama bir de baktım ki Eylül ayında girdiğim post sayısı 2010 yılının tüm aylarındakinden fazla olmuş. Demek ara vermemiş olsam post girme rekorumu kıracakmışım :)
Vaktim azaldı iyice ama daha koskoca 2-3 gün var önümde. 2-3 günde neler neler yapılmaz ki diyerek kendimi gaza getirmeye çalışıyorum. Tabii ya, neler neler yapılmaz ki değil mi?
Başarmam lazım.
Vaktim azaldı iyice ama daha koskoca 2-3 gün var önümde. 2-3 günde neler neler yapılmaz ki diyerek kendimi gaza getirmeye çalışıyorum. Tabii ya, neler neler yapılmaz ki değil mi?
Başarmam lazım.
27 Eylül 2011 Salı
Kısa bir süre ayrı kalacağız
Vaktim azalıyor. Hafiften heyecanlanmaya başladım, daha çalışacak çok şey var, vaktim kısıtlı. Hoş, önümde 1 yılım, 2 yılım olsa bile hep birşeyler eksik kalacak.
6 Ekim'e kadar pek ortalarda olmayacağım. Çok istememe rağmen blogları da takip edemeyeceğim. Umarım size iyi haberler veririm de sonrasında istediğim şeyleri yapacak, tüm kaçırdığım postları okuyacak, en önemlisi de kendimi tamamen çocuklarıma adayacağım vaktim olur. Benim için dua edin olur mu?
6 Ekim'e kadar pek ortalarda olmayacağım. Çok istememe rağmen blogları da takip edemeyeceğim. Umarım size iyi haberler veririm de sonrasında istediğim şeyleri yapacak, tüm kaçırdığım postları okuyacak, en önemlisi de kendimi tamamen çocuklarıma adayacağım vaktim olur. Benim için dua edin olur mu?
23 Eylül 2011 Cuma
Hiç mi iyi birşey yok?
Günlerdir bebeklerimi evde bırakıp işe gitmenin zorluğundan bahsediyorum. Her çalışan kadının başındaki sorun bu biliyorum, dediğim gibi ilk ben değilim, son da olmayacağım ve akademisyen anne olmak her ne kadar zor olsa da kolaylıkları da yok değil. Buna da şükür demeli.
Bu kadar sorun, özlem arasında işe başlamanın hiç mi iyi bir yanı yok? Var elbette, insan kendine bakmaya başlıyor. Evde eşofmanlarla dolaşan kadın gidip yerine her sabah saçıyla, makyajıyla uğraşan, giyimine özen gösteren kadın geliyor. Daha hareketli bir yaşama geçiş yapınca kilo verme de hızlanıyor.
Ama benim için en güzel yanı özendiğim diğer çiftler gibi sabah evden kocamla birlikte çıkıp akşam yine birlikte gelebilmek. Şimdiye kadar işten çıkıp cuma günü eve gelen, pazartesi yine geri dönen birisi olarak işgünlerinde kocamla birlikte evden çıkıp girmek nedir bilmezdim. Şimdi kocam her sabah beni gara bırakıyor, akşam da alıyor. Dönerken bazen markete uğruyoruz, yolda ne yaptın bugün diye konuşuyoruz. Apartmandaki özendiğim diğer çiftler gibi olduk resmen (özenilecek şey mi bulamadın diyebilirsiniz ama ben 6 yıl böyle yaşadım). İleride bebeklerim büyüyünce akşam şuraya uğrayalım, haydi şurda bir kahve içelim kısımları da gelir belki :)
Bu kadar sorun, özlem arasında işe başlamanın hiç mi iyi bir yanı yok? Var elbette, insan kendine bakmaya başlıyor. Evde eşofmanlarla dolaşan kadın gidip yerine her sabah saçıyla, makyajıyla uğraşan, giyimine özen gösteren kadın geliyor. Daha hareketli bir yaşama geçiş yapınca kilo verme de hızlanıyor.
Ama benim için en güzel yanı özendiğim diğer çiftler gibi sabah evden kocamla birlikte çıkıp akşam yine birlikte gelebilmek. Şimdiye kadar işten çıkıp cuma günü eve gelen, pazartesi yine geri dönen birisi olarak işgünlerinde kocamla birlikte evden çıkıp girmek nedir bilmezdim. Şimdi kocam her sabah beni gara bırakıyor, akşam da alıyor. Dönerken bazen markete uğruyoruz, yolda ne yaptın bugün diye konuşuyoruz. Apartmandaki özendiğim diğer çiftler gibi olduk resmen (özenilecek şey mi bulamadın diyebilirsiniz ama ben 6 yıl böyle yaşadım). İleride bebeklerim büyüyünce akşam şuraya uğrayalım, haydi şurda bir kahve içelim kısımları da gelir belki :)
20 Eylül 2011 Salı
İşe gidiyorum
Sabah-akşam hızlı trendeyim, abonman kartım ve haftanın geri kalanı için bastırdığım biletlerim çantamda, aklım bebeklerimde, bebeklerim evde.
Çalışan anne olmak ne kadar zormuş meğer. Daha 3 gün öncesine kadar sürekli yanında olduğum, istediğim zaman mıncıklayıp sevdiğim bebeklerimden ayrılmak, akşam işten gelip yemek yedikten sonra oyun saatimizdeki sınırlı zamana bütün bir günün özlemini sıkıştırmak ne zormuş. Birlikte geçireceğimiz süreyi artırmak istesem uykularından çalacağım yavrularımın ki asla sözkonusu olamaz. Çaresiz haftasonunu bekleyeceğim hasret gidermek için. Bu sefer de karşıma ders çalışmak zorunda olduğum gerçeği çıkıyor ama. Yavrularıma yine hasret kalacağım ama sonrasında yine bu durumda olmamak, bir daha sınava girmek zorunda olmamak için bir süre daha hasret kalmak zorundayım.
Diyeceğim şu, çalışan anne olmak zormuş ama çalışan akademisyen anne olmak çok daha zormuş. :(
Çalışan anne olmak ne kadar zormuş meğer. Daha 3 gün öncesine kadar sürekli yanında olduğum, istediğim zaman mıncıklayıp sevdiğim bebeklerimden ayrılmak, akşam işten gelip yemek yedikten sonra oyun saatimizdeki sınırlı zamana bütün bir günün özlemini sıkıştırmak ne zormuş. Birlikte geçireceğimiz süreyi artırmak istesem uykularından çalacağım yavrularımın ki asla sözkonusu olamaz. Çaresiz haftasonunu bekleyeceğim hasret gidermek için. Bu sefer de karşıma ders çalışmak zorunda olduğum gerçeği çıkıyor ama. Yavrularıma yine hasret kalacağım ama sonrasında yine bu durumda olmamak, bir daha sınava girmek zorunda olmamak için bir süre daha hasret kalmak zorundayım.
Diyeceğim şu, çalışan anne olmak zormuş ama çalışan akademisyen anne olmak çok daha zormuş. :(
18 Eylül 2011 Pazar
Yine bir dönüm noktası
1 yıl önce hayatımda büyük bir değişiklik yaşamış, sizinle şu yazıda paylaşmıştım.
Şimdi yine bir dönüm noktasındayım. Bebeklerimin doğumuyla ara verdiğim iş hayatıma geri dönme zamanım geldi. YHT Abonman kartımı aldım, yarınki biletlerimi ayarladım. İçimde bebeklerimden ayrı kalacak olmanın burukluğu, emin ellerde olduklarını bilmenin rahatlığı, şimdiden büyümeye başlayan özlem ve ayrı kalacak olmanın getirdiği vicdan azabı var.
Sonu olarak biz ilk değiliz, son da olmayacağız. Bebeğini doğurup çok kısa süre sonra işe dönmek zorunda kalan annelere oranla ben bayağı uzun zaman geçirdim bebeklerimle ama anne yüreği işte, yine de daha fazlasını istiyor, buruluyor.
Bakalım bu dönüm noktası bizi nerelere götürecek?
Şimdi yine bir dönüm noktasındayım. Bebeklerimin doğumuyla ara verdiğim iş hayatıma geri dönme zamanım geldi. YHT Abonman kartımı aldım, yarınki biletlerimi ayarladım. İçimde bebeklerimden ayrı kalacak olmanın burukluğu, emin ellerde olduklarını bilmenin rahatlığı, şimdiden büyümeye başlayan özlem ve ayrı kalacak olmanın getirdiği vicdan azabı var.
Sonu olarak biz ilk değiliz, son da olmayacağız. Bebeğini doğurup çok kısa süre sonra işe dönmek zorunda kalan annelere oranla ben bayağı uzun zaman geçirdim bebeklerimle ama anne yüreği işte, yine de daha fazlasını istiyor, buruluyor.
Bakalım bu dönüm noktası bizi nerelere götürecek?
17 Eylül 2011 Cumartesi
Acaba bankadakiler bana gülüyor mudur?
İnteraktif hesaplarınızdan para havale ederken açıklama yazmanız istenir ya, az önce farkettim ki kocamın hesabına birşey aktarırken "hayatım bu şu için, tatlım bu şuradan" gibi şeyler yazıyorum. Banka kayıtlarına bu şekildeki hitaplarımız giriyor yani bir şekilde. Umarım inceleyen varsa bana gülmüyordur :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)