Anneler herşeyi bilir, herşeyi yapar gibi gelirdi bana küçükken. Annem böyle bir kadındı çünkü, ki hala da öyle. Ben anne olunca nasıl olacağını merak ederdim, hala da ediyorum aslında. Benimkiler büyüyünce sormalı bakalım ne diyecekler hakkımda.
Ama son zamanlarda fark ettiğim bir şey var, elim mutfağa pek yakışır oldu. Aklıma aniden değişik fikirler geliveriyor, yapıyorum gayet de güzel oluyor. Bunun dışında hafta sonları özellikle kahvaltı için mutlaka değişik şeyler yapmaya çalışıyorum, poğaçalar, kurabiyeler, börekler vs gırla gidiyor. İlk yaptıklarım bile fevkalade güzel oluyor (ya da bana öyle geliyor) şaşıp kalıyorum. Kadın aynı kadın, peki değişen ne? Düşündüm taşındım ve galiba cevabı buldum. Eskiden bir şey denemeden önce yemek kitaplarımı karıştırırdım. Mutfağımda bir raf dolusu kitap ve kitapçığım var onlara bakardım ama nedense fotoğraftakiler gibi pek olmazdı. Uzun zamandır onlara bakmadığımı fark ettim, internetten bakmak daha kolayıma geliyor, bir de bilfiil birisinin yapmış olduğu tarif olduğunu bilince herhalde daha rahat oluyorum yaparken, bilemedim bir türlü. Nedeni ne olursa olsun anne olduğumdan beri çok hamaratım. gerçi bu aralar kocam kilo aldırıyorum diye pek şikayetçi ama olsun. Çocuklarımın evde yiyecek bir şeyler bulması, acıkınca alıp yemeleri çok hoşuma gidiyor. Takip ettiğim 2 site var, birinin android için uygulamasını da indirdim hatta, diğerinin de her yeni tarifte maili geliyor. Yaşasın erişim içi hayat, hoşçakalın kitaplar :)
20 Kasım 2013 Çarşamba
15 Kasım 2013 Cuma
Feda olsun miniklerime
Birkaç haftadır süren bir diş ağrısı nedeniyle lise arkadaşım olan diş hekimimin yanına gittim. Ağzımda iki tane dolgum vardı bu yaşa kadar, ikisinin de müsebbibi Centerfresh sakızı (maalesef o zamanlarda şimdiki şekersiz sakızlar yoktu :( ). Yıl 94, sakız çiğnemeye bayılıyorum. Yeni işe girmişim, Çankırı'da İl Sağlık Müdürlüğü'ndeyim. Yanıma bir memur arkadaş vs gelince ayıp olmasın diye sakızı çiğnemeyi bırakıyorum, ama atmıyorum da salak gibi, yanakla diş arasına sıkıştırıp o şekilde tutuyorum. Böyle yapa yapa sol alt azı ve sağ üstte bir dişi yemişim, güzide dolgularım oldu maalesef yıllar sonra. O dolgulardan biri gitti herhalde tüh derken öğrendim ki tam arkasındaki azıdaymış sorun. Ağrı eşiğim yüksek anlaşılan çünkü diş hiç ağrı yapmamasına karşın arkadaşım dokunduğu an parçalandı gitti. İç kısmını gösterdi bana, resmen ufalanmış. "Biz buna peynirleşme diyoruz" dedi. Kalsiyum falan kalmamış, pelte kıvamına gelmiş diş resmen. Nasıl oldu bu tüh derken "hamilelikten sonra normal" dedi. Eskiden kadınlar dermiş ya bu dişim şu doğumda gitti, şu dişim de diğerinde falan. İşte benim minikler de annelerinin dişini sömürmüşler. O kadar da süt içtim ve hala da içerim, yoğurt, peynir yerim ama olmuş işte. Helali hoş olsun yavrularıma, feda olsun annelerinin tüm dişleri :)
Ama siz siz olun, doğum sonrası dişlerinizi bir kontrol ettirin, belki kanal tedavisine gerek kalmadan kurtabilirsiniz.
Ama siz siz olun, doğum sonrası dişlerinizi bir kontrol ettirin, belki kanal tedavisine gerek kalmadan kurtabilirsiniz.
14 Kasım 2013 Perşembe
Miniklerim artık bebek değil
Bebeğim dediğimde "biz bebek değiliz" deseler de onlar benim hep bebeklerim olacaklar. Ama haklılar, miniklerim artık bebek değiller, geçen cumartesi günü 3 yaşlarını bitirdiler. Yaşgünü partimiz ve pastamızın detaylarını vereceğim bilahare, şimdilik kısa bir gir kaç yapıp ancak Lilypie stickerlarını değiştiriebiliyorum.
4 Kasım 2013 Pazartesi
Pazartesi şarkısı - ?
O kadar uzun zaman oldu ki pazartesileri şarkı girmeyeli, sayısını bile unutmuşum. Yine birikti yazacaklarım ama bu hafta azar azar yazacağım umarım (ders notları hazırlamadan fırsat kalırsa elbette :) )
Bu haftaki şarkımız (vj sunuşuyla) yılların eskitemediği grup Scorpions'tan. You're loving me to death. ( bu arada umarım daha önce pazartesi şarkısı yapmamışımdır)
:)
Bu haftaki şarkımız (vj sunuşuyla) yılların eskitemediği grup Scorpions'tan. You're loving me to death. ( bu arada umarım daha önce pazartesi şarkısı yapmamışımdır)
:)
29 Ekim 2013 Salı
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlayana da kutlamayana da kutlu ve mutlu olsun. Hepimiz Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet sayesinde burada değil miyiz ne de olsa? Bakınız google bile kutlamış :)
28 Ekim 2013 Pazartesi
Çocuklara çok dikkat etmeli!
Bu veletlere çok dikkat etmeli çok! Kaşla göz arasında hiç olmadık şeyler yapabiliyorlar, pes doğrusu. Hayır, kendilerine zarar vermelerinden bahsetmiyorum, o ayrı konu, bu seferki sorunum bana zarar vermeleri. Küçükken kafama kocaman ve ağır projektörü düşürmeleri veya çekmeceyi kafama geçirmeleri, babalarının gözlüğünü yamultmaları, babaanneninkini kırmaları ve anneannenin burnunu kırma teşebbüsleri de değil konu. Konumuz özellikle oğlumun elektronik cihazlara olan düşkünlüğü. Oğlanların hepsi mi böyle anlamıyorum vallahi, yavruda bir merak, onu bunu açma, bulduğu her düğmeyi çevirme isteği var nedense. Hatta bildiğiniz kurtlu. Boyu yettiği her düğmeyi çeviriyor, olmasa taburesini alıp geliyor ve artık sandalyeleri de istediği her yere taşımaya başladı ki en fenası bu oldu galiba.
Fırın düğmeleriyle oynadığı ve ben de salak gibi kontrol etmediğim üstü yanan ama içi tam pişmeyen tavuklar, yine üstü kızaran ama altı pişmeyen kekler, saatler süren yemek pişirme fasıllarına geçen hafta kombi vukuatı eklendi. Akşam eve geldiğimde bizim ev hiç olmadığı kadar sıcaktı birkaç gündür. Gündüzleri sıcak geçiyor, akşamları da alt kattakiler iyi yakıyor herhalde diye düşündüm ama o kadar sıcaktı ki dayanamayıp 2 gece kapayıp sabaha doğru açtım kombiyi. Peteklerden öyle bir sıcaklık yayılıyordu ki şaştım kaldım hatta. Ama kombiyi kontrol etmek aklıma gelmedi. Meğer benim minik meraklı oğlum (kız olduğunu sanmıyorum, kesin oğlandır) kombiyi sonuna kadar açıyormuş. Farkedince kombinin kapağını kapalı tutmaya başladık ama yakında nasıl açılacağını bulur nasıl olsa.
En son vukuatını ise bu sabah farkettim. Birkaç gündür buzdolabındaki herşey çürümeye, bozulmaya başladı. Süt içecek oluyorum, ısıtınca kesiliyor, haydi uzun süre açık kaldı diyorum. Mandalinalar sonsuz bir hızla çürüyor ki 2 ay önce aldığım elmalar hala taş gibiydi en son yediğimde, demek ki mandalinalar iyi değildi diyorum. Bozulan herşeye bir bahane bulurken yeni alınan peynirler de küflenmeye başlayınca uyandım. Hayır, buzdolabının taksidi bile bitmedi daha bozulmuş olamaz ve çok da memnun kaldığım bir aletti. Meğer benim minik yavru sandalyeyi dolabın yanına taşıyıp üzerindeki düğmelerle oynuyormuş. Ve sağolsun aleti tatil ayarına getirmiş. Kimbilir kaç gündür sadece buzluk kısmı çalışıyormuş meğerse. Bir sürü bozulan şey oldu ama herhalde elektrik faturası az gelerek telafi eder. Doğalgaz faturasını ise düşünemiyorum bile :)
Fırın düğmeleriyle oynadığı ve ben de salak gibi kontrol etmediğim üstü yanan ama içi tam pişmeyen tavuklar, yine üstü kızaran ama altı pişmeyen kekler, saatler süren yemek pişirme fasıllarına geçen hafta kombi vukuatı eklendi. Akşam eve geldiğimde bizim ev hiç olmadığı kadar sıcaktı birkaç gündür. Gündüzleri sıcak geçiyor, akşamları da alt kattakiler iyi yakıyor herhalde diye düşündüm ama o kadar sıcaktı ki dayanamayıp 2 gece kapayıp sabaha doğru açtım kombiyi. Peteklerden öyle bir sıcaklık yayılıyordu ki şaştım kaldım hatta. Ama kombiyi kontrol etmek aklıma gelmedi. Meğer benim minik meraklı oğlum (kız olduğunu sanmıyorum, kesin oğlandır) kombiyi sonuna kadar açıyormuş. Farkedince kombinin kapağını kapalı tutmaya başladık ama yakında nasıl açılacağını bulur nasıl olsa.
En son vukuatını ise bu sabah farkettim. Birkaç gündür buzdolabındaki herşey çürümeye, bozulmaya başladı. Süt içecek oluyorum, ısıtınca kesiliyor, haydi uzun süre açık kaldı diyorum. Mandalinalar sonsuz bir hızla çürüyor ki 2 ay önce aldığım elmalar hala taş gibiydi en son yediğimde, demek ki mandalinalar iyi değildi diyorum. Bozulan herşeye bir bahane bulurken yeni alınan peynirler de küflenmeye başlayınca uyandım. Hayır, buzdolabının taksidi bile bitmedi daha bozulmuş olamaz ve çok da memnun kaldığım bir aletti. Meğer benim minik yavru sandalyeyi dolabın yanına taşıyıp üzerindeki düğmelerle oynuyormuş. Ve sağolsun aleti tatil ayarına getirmiş. Kimbilir kaç gündür sadece buzluk kısmı çalışıyormuş meğerse. Bir sürü bozulan şey oldu ama herhalde elektrik faturası az gelerek telafi eder. Doğalgaz faturasını ise düşünemiyorum bile :)
15 Ekim 2013 Salı
İyi bayramlar
Trafik kazasız, sakar kasap habersiz, kurbanların kesilen diğer kurbanları görüp acı çekmeden doğru şekilde kesildiği, mutlu ve huzurlu, sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz, küçüklerin el öpüp bol bol para aldığı güzel bir bayram dilerim hepinize.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
