31 Aralık 2008 Çarşamba
Mutlu yıllar
Olağan ama aslında olağandışı bir tren yolculuğu
ümü çok güzeldi. Bayıla bayıla giderken hava üssünün yakınında biz garda beklerken eğitim uçuşu yapmakta olan jetlerin pistlere inmeye başladığını gördük. Uçaklar birbiri ardına yanaşıyor, sırası gelen piste iniyor, gelmeyenler üstümüzden bir tur daha atarak pas geçiyor, manevra yapıyordu. Jetlere olan ilgimden, sevgimden bahsetmiştik. Keşke üssün içinde olsam da iniş ve kalkışlarını görebilsem diye hayıflandım yine. 1-2 uçağın inişini çekmeye çalıştım ama biraz bulanık çıktı haliyle. Aşağıdakiler en iyi fotoğraflarım.
Bir tane de ikili olarak bir yerlere giden jetler var, herhalde eğitmenlerdi onlar.29 Aralık 2008 Pazartesi
Kar fotoğraflarına devam
Doğa olaylarına devam-2
, bu sabah kalktığımda ise durmuştu. Pazar sabah erkenden fotoğrafını çektim çünkü çocuklar uyanıp dışarı çıktıklarında basılmamış tek bir yer bile kalmayacaktı biliyordum. Eviminiz önündeki çocuk parkının minik tepeleri gündüz vakti çocuklar, akşam üstü de büyükler için harika bir kayak pisti oldu. Torbasını, kızağını kapan geldi. Benim bile içim gitti aslında ama yılbaşı gecesi kayarız belki. Yukarıdaki fotoğraf klasik doğa olayları resimlerimin devamı. Diğerleri de bahsettiğim çocuk parkından. En sondaki ise kar kalınlığını gösteren fotoğraf (ki kar bundan sonra da yağmaya devam etti). Bu kadar güzel yağan karın bazı muzırlıkları da yok değil tabii. Yollar berbat herşeyden önce. Hatta arabalar geçtikçe hafif eriyenler yerler de gecenin buz gibi havasında donmuş durumda, yollar buz pisti gibi. Gelen geçen araba fazla değil. Şehirlerarası yollar açıktır mutlaka ama yine de riske atmayıp trenle gitmeye karar verdik. Bugün kocam da benimle birlikte Ankara'ya geliyor, yarın da tekrar evimize dönüyoruz. Kar çarşamba günü de yağsın da nihayet karlı bir yılbaşı geçirelim. Hepinize iyi haftalar. 

25 Aralık 2008 Perşembe
Kısa kısa (kolyeler, kitap, Anna Karenina)
Takı kutumdan ve kolyelerim için de askı gibi bir çözüm aradığımdan geçenlerde bahsetmiştim size. Kolyelerim için pratik zekalı annemden pratik bir çözüm geldi. Askı sistemi oluşturana kadar idare eder. Ortalarda dağılmalarından bıkarak bir fotoğraf albümünün içine koyuvermiş. Hani fotoğraf b
astırdığınızda stüdyonun verdiği dandik albümlerden. Her sayfasına bir kolye yerleştirmiş, derli toplu olmuşlar. Bükülüp şekilleri bozulmadığı sürece fena bir çözüm değil aslında, en azından dediğim gibi askı bulana kadar. Gelelim son başlığımıza, Anna Karenina. Bir solukta okuduğum bir kitaptı. İngilizce olarak satılan klasikler serisinden almıştım, içim burkularak da okumuştum. Sonra da filmini seyretmiştim. Şimdi Ankara Devlet Opera ve Balesi bale olarak sergiliyor. Yarım saat kadar önce 8 Ocak temsilinin biletlerinin satışa çıktığını belirten bir mail aldım. Hemen online bilet satış sistemine girdim ki ne göreyim bilet kalmamış. Yuh. Sistemin şöyle bir güzelliği var, koltuklar doldukça insan şeklini alıyor, size bunların üzerine imleci götürerek hangi bilet internetten alınmış, hangisi gişeden satılmış, hangi koltuklar protokole, çalışanların akrabalarına falan ayrılmış görebiliyorsunuz. Her temsilde genelde en öndeki sıradan 6-8 koltuk ayırırlar, bunun biliyorum. Ama bu sefer salonda ilk 9 sıra, balkondan ilk 3 sıra direkt olarak ayrılmış. Kalanlar da hemen satılmış. Bu pazartesi olacak temsile baktım, onda da aynı şekilde. Tamam anlıyorum, ilk temsiller bunlar, balerinlerin baletlerin eş dostları, aileleri gelecek seyredecek ama bu kadar da yer ayrılır mı? Madem öyle yap onlara ayrı 1-2 özel temsil, herkes gelsin yavrusunu alkışlasın, o temslleri satışa sunma, sonra biz sıradan insanlar için de biletlerin tamamen satıldığı temsil sun. Çok sinirlendim sabah sabah. Kimbilir ne zamana bilet alabilirim.
24 Aralık 2008 Çarşamba
Şu reklamdan içim bayıldı
Bir kez de sabah kargalarla birlikte kalkıp çalışayım demiştim. Ses olsun diye televizyonu açmıştım, açmaz olaydım. Arçelik'in ayaklı ütüsünün reklamını arka arkaya 8 kez falan göstermişti bir kanal. O küçük çocuğun Çelik ağbi, ayda kimse var mıdır şeklinde başlayan reklamı da beynime kazındı ve Arçelik'in ayaklı ütüsü asla alınmayacak ürünler listesine eklendi.
En iyisi diziyi video, dvd recorder artık ne olursa kaydedip sonra da reklamları geçe geçe seyretmek. Hem belki böylece makul bir süreye de iner.
Diyet haberleri- Aralık sonu
Yılbaşı için de herşeyden azar azar yeme iznini kopardım. 2009'da en azından kilo açısından harika bir başlangıç yapacağım, umarım gerisi de gelir.








