27 Mayıs 2013 Pazartesi

Pazartesi şarkısı - 52 Dalya?

Eğer düzenli girip arada atlama yapmasaydım dalya diyebilirdim belki ama rezil bir haldeyim, kutlama yapmayayım dedim ama yine de ufacık bir kutlamayı hak ediyorum sanki, özellikle bu haftasonu yaşgünümün de olduğunu düşünürsek :)

O zaman bu haftaki şarkımız hem pazartesi şarkılarıma hem de bana gelsin. Benimle aynı gün doğmuş olan Marilyn Monroe söylüyor Happy Birthday (Mr. President)

:)

24 Mayıs 2013 Cuma

Utana sıkıla Pazartesi şarkısı - 51

Cuma oldu ama ben hala pazartesi gününde kaldım gördüğünüz gibi. Yoğunlukların son safhasındayım artık. Dersler bitti, finallere başladık. Bu da bitince artık hep buralardayım. Hatta o kadar ferahlayacağım ki trende gelip giderken roman bile okuyabileceğim belki de yakınlarda :)  Az kaldı dönüyorum.

Eskilerden sevdiğim bir şarkı geliyor yine

Out of touch, Hall and Oates söylüyor ve ben yıllardır severek dinlememe rağmen klibi ilk defa görüyorum. Vakit olduğunda oturup eskilerden ne varsa izlemeli, pek eğlenceli oluyor


13 Mayıs 2013 Pazartesi

Pazartesi şarkısı 50 - anneler günü

Geçenlerde kocam dedi ki, "blogunu okuyorum ama pazartesi yazılarını beğenmiyorum, dj misin sen?". Sanıyorum hiç onun için birşeyler eklemediğim için beğenmiyor. O zaman bugünün pazartesi şarkısı kocam için gelsin.

Eminem - Lose yourself. Bu vesileyle Oscar alan bir şarkı da dinlemiş oluyoruz.




Bu arada anneler günümüz kutlu olsun. Dün minik yavrularım bana sarılıp öptüler, "kutlayın annenizi" dendiğinde de "iyikin doğdun" dediler bana (hayır yanlış yazmadım :)   ). Yavrularımın tek bildiği kutlama bu şimdilik. Ama mum üflemeyince bir farklılık olduğunu anladılar sanırım.

Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler gününü kutlarım :)

7 Mayıs 2013 Salı

BluRay DVD

BluRay DVD'ler bir süredir piyasada biliyorsunuz. Görüntü kalitesinin daha iyi olduğu söyleniyor, avantajı bu. Ama dezavantajları da var maalesef ki bu da maliyeti oluyor. İzlemek için BluRay DVD oynatıcınızın olması lazım, haydi bunu aldınız diyelim, DVD'leri de normallere kıyasla daha pahalı. Gerçi ilk çıktıkları zamana göre bayağı ucuzlamış durumda. Bakalım BluRay'ler CD'nin Beta ve VHS video kasetlere yaptığını yapabilecek mi?

Bu girişi neden mi yaptım? Bizden bir BluRay DVD örneği göstermek istiyorum size. Sadece bize özel üretilmiş özel bir parça. Görüntü kalitesi mükemmel, izlemesi çok zevkli. Kimin eseri bilmiyorum maalesef, ama bence en yaratıcı çalışma ödülünü havada karada alır :)




 Minik bir kız yavru çorabı ve içi yenmiş Milkinis çikolata ambalajı :)



Bu da yakından görünüşü :)


6 Mayıs 2013 Pazartesi

Pazartesi Şarkısı - 49 ve Doktorlar



Miniklerimin 2.5 yaş kontrolü zamanı geldi. Bu aynı zamanda Hepatit A aşısının da 2. dozunun vurulması demek. Şimdiden yavruları doktor ziyaretine alıştırma çalışıyorum ama hissettiler mi ne "doktora gitmeyelim" demeye başladılar. Doktorun da birşey yaptığı yok onlara (invazif birşey anlamında yazdım) boyları, kiloları ölçülüyor, genel bir vücut kontrolü, kalp, ciğer dinlenmesi, kulak, boğaz, göz kontrolü vs. O kadar ortalığı yıkmalarına gerek yok ama yaygarayı basıyorlar sırayla. Bu yaşlarda böyle olur demişti doktor amcaları zaten. Aşıdan hiç bahsetmiyorum bile, onu duysalar yandık zaten :)

Aylar önceden doktorculuk seti almıştım yavrulara. Bir tane gayet güzel, stetoskopu falan pilli, kalp sesi veren, 2 tane de nispeten dandik. Dandikleri piyasaya çıkardım dün. Stetoskopları taktık, doktor gözlüklerimiz olmazsa olmaz elbette, onlar da gözümüzde. Elimizde değişik aletler kah dizlere vurup reflekslere baktık, kah dilimizi çıkarıp boğazımızı kontrol ettik, kah kulaklarımızın içine baktık. "Siz de bunlarla doktor amcanızı muayene edin" dedim ama kandırabildim mi emin değilim. Göreceğiz bakalım.

Bugünkü pazartesi şarkımız minik doktorlarım için yine eskilerden gelsin o zaman. Mötley Crue söylüyor - Dr Feelgood


30 Nisan 2013 Salı

4. Peron

Bugün ağbimden (ağabey yazmak ne kadar zor geliyor) inciler var.

Dün konuşuyorduk. Dedim ki: "Bugün 4. perondan bindim trene". "Ne var ki bunda" dedi. "Garda sadece 3 peron var" dedim. "Ne yaptın, duvarın içinden mi geçtin? Hogwarts trenine mi bindin yoksa" dedi. Valla biz gülmekten öldük ama galiba orada olup konuşmayı bilfiil duymak lazım, böyle anlatınca komik olmuyor (ya da kocam komik bulmadı en azından)

:)

29 Nisan 2013 Pazartesi

Pazartesi şarkısı - 48

Nihayet bu haftasonu yazlık-kışlık ayrımını yapabildim. Şimdiye kadar ne zaman niyetlensem hava soğumuştu, kaldıracağım kazakları giymek zorunda kalmıştım. Ama bu sefer bahar ve hemen akabinde yaz gerçekten de geliyor galiba.

Cumartesi günü giysilerle uğraştım, pazar günü de ayakkabılarla. Vay canına, ne çok giysisi varmış diye düşünmeyin, çocukların uyuduğu zamanlara denk getirmeye çalıştığım için 2 gün sürdü toplamda. Yazlık giysilerimi "giyilecekler", "giyilmesi umulanlar" ve "bu yıl da muhtemelen giyilmeyecekler" diye ayırdım, seneye bakalım nasıl olacak bu sınıflandırma.

Baharlık-yazlık ayakkabı kutularımı çıkardım, sildim, içlerine kışlık ayakkabı doldurdum. Ama öncesinde hepsini elden geçirip güzelce boyadım. Kış gelmesini pırıl pırıl bekleyecekler, şimdi ve yazın giyileceklerin de façası düzeldi bu arada.

Ah keşke çok büyük bir evim olsaydı da bir odasını tamamen giysi dolabı yapsaydım, yazlıklar da kışlıklar da orada beni bekleselerdi, sadece yıkayıp ütüleyip kaldırsaydım raflara, askılara, ne güzel olurdu. Neyse, daha kendi evimiz bile yokken giysi odalısını istemek ne kadar gerçekçi acaba :)

Bu haftaki şarkımız gelmek üzere olan yaza ait olsun dedim ve aklıma ilk gelen şarkı bu oldu. Bir ara bir deodorant reklamının da müziğiydi belki hatırlayan olur.

Joe Cocker (Unchain My Heart ile tanıyıp sevdiğimiz adam, benim Tom Jones'dan sandığım bu şarkı da onunmuş meğerse) -  Summer in the City