27 Haziran 2011 Pazartesi

İşbölümü

Bebeklerimin arasında bir işbölümü anlaşması var sanıyorum bizden gizli yaptıkları. Gelişme aşamalarına bakıyorum da, kızım yüzükoyun yatarken başını kaldırmaya başladığında oğlum konuşur gibi birşeyler söylemeye başlamıştı. Kızım yattığı yerde sağa sola dönerken oğlum kollarından tutup yere bastırdığımızda adım atar gibi hafif sıçramaya başlamıştı (sonradan kızım da katıldı ama hoppalada hoplama zıplama açısından oğlum hep daha hareketliydi, kızım balerin gibi parmakucunda dönüp dururdu). Şimdi de kızım ikinci alt dişini de çıkarmışken oğlum emeklemeye çalışır gibi bacaklarının - dizlerinin üzerinde yaylanmaya, bugünlerde de kendi başına ayakta durmaya çalışmaya başladı (park yatağını hemen alt konuma indirdik elbette).


Tüm ikizlerde böyle mi bilmiyorum ama bizimkiler net bir işbölümü yapmış gibi görünüyor. Kızım 24 Mayıs'ta çıkardı ilk dişini, bakalım oğlumun dişi ne zaman çıkacak.

25 Haziran 2011 Cumartesi

Yazmadıkça birikiyor

Uzun süredir düzenli yazamadım bloguma. Bu arada bir sürü şey oldu bitti. Zamanla unutuluyor olanlar, o yüzden mutlaka yazmam lazım. Sırayla, kısa kısa da olsa yazmaya çalışacağım bundan sonra. Ama şimdi değil, biraz yorgunum, önce depolarımı doldurmam lazım.

Yakında...

24 Haziran 2011 Cuma

Annelik

Uzun zaman önce ne zaman anne olunur diye bir yazı yazmıştım. Artık anne olduğuma göre bilirim herhalde diye tekrar okudum taaa 2009 Ocağında yazdığım bu yazıyı. Nereden aklına düştü bu, zaten anne oldun ya diyeceksiniz belki. Düştü işte.

Bebeklerimi doğdukları anda kısacık bir süreyle görmüştüm ben. Annenin emzirmesi için göğsüme koyulmadılar, doğumhaneye fotoğraf makinesi bile sokamadım, o ilk temastan mahrum kaldım. Alıp küvöze koydular. Sonrasında ilk gün kalkamadığım için göremedim onları. 2. günün akşamında camın arkasından yarım saat süreyle görebildim ancak. Asıl buluşmamız 2 gün sonra emzirme periyotlarında olmuştu. Sırayla vermişlerdir bebeklerimi bana. Önce oğlumu, sonra da kızımı. (Bebeklerimden uzak kaldım ama bu sayede iyi bakıldıkları için sarılık olmadı bebeklerim, hastane uygulamasından genel olarak memnunum yani, bir debebeklerim doğumda kucağıma verilseydi keşke, neyse).

Oğlumu kucağıma ilk verdiklerinde hüngür hüngür ağlamıştım. O zaman mı anne oldum ben acaba? Yoksa bebeklerimle evde doya doya vakit geçirmeye başladığımda mı? Bebeklerimi çok çok seviyorum ama bazı anneler gibi "aman içime sokayım, kurban olayım size" tarzı bir anne değilim. Ne bileyim, belki normal doğum yapıp saatlerce sancı çekseydim, sezaryendeki gibi kolay kavuşmasaydım olur muydum? Dedim ya bilmiyorum. Bebeklerim büyüyüp paylaştığımız şeyler arttıkça onlara olan sevgim de artıyor bu bir gerçek. Anne olduğumun pek çok göstergesi var, mesela en basiti bebeklerimin altını açtığımda "burası ne biçim kokmuş" dendiğinde "ne kokusu" diyebiliyorsam anneyim demektir. Ama hala ne zaman anne olunur bilmiyorum.

19 Haziran 2011 Pazar

Bu bir ilk

Bu benim için bir ilk. Hastanede yattığım, bebeklerimin yanıma verilmeyip küvözde kaldığı o 2-3 günü saymazsak eğer bebeklerimden ilk defa gece vakti ayrı kalıyorum. Sabah erkenden Ankara'da bir işim olduğu ve sabah ilk trene binsem bile yetişememe ihtimalim olduğu için bu akşamdan gelmek zorunda kaldım. Babalarına ve babaannelerine emanet ettim onları. Çok iyi bakacaklarını biliyorum, o yüzden içim rahat. Ama şimdiden özledim bebeklerimi. Ankara'da en son yalnız kaldığımda bebeklerim de karnımdaydı, şimdi uzaktalar. Kocam telefondan gösterdi az önce, ikisi de mışıl mışıl uyuyordu. Yarın işimi bitirip yanlarına döneceğim, ayrılığımız çok uzun sürmeyecek ama yine de bebeklerimi görünce gözlerimden akmaya başlayan yaşlara engel olamıyorum.

16 Haziran 2011 Perşembe

Çok ara verdim, geleceğim

Ha şimdi ha sonra derken bir türlü olmadı, yaşananlar, yazılacaklar biriktikçe birikti. Bir an önce kafamdakileri düzene koyup yazmalıyım. Tabii kucağımdaki minik prenses kah mouse'u kah bilgisayarın köşesini çekiştirmeyi bırakırsa. Minik prensim de farklı değil ya, en iyisi bebeklerim uyuyunca geleyim ben :)

7 Haziran 2011 Salı

Şaşkınlık içindeyim

Bebeklerimin ikisi de uyuyorlar. İkiz annelerinin özlemle bekledikleri şeylerden biri bu. Ama çok şaşkınım. Ne yapacağımı bilmiyorum. Biraz ders mi çalışayım, ütü mü yapayım, cam mı sileyim, ne zamandır okumadığım dergileri mi okuyayım, televizyon mu seyredeyim, internete mi bakayım, yoksa uyuyayım mı?

Muhtemelen ben karar verene kadar birisi ya da ikisi birden uyanmış olacak :)

1 Haziran 2011 Çarşamba

Yeni yaşım

Bugün benim yaşgünüm. İlk defa bebeklerimle birlikte kutlayacağım yaşgünümü. Bu keyfi Şubat ayında kocam yaşamıştı, şimdi de bana kısmet oldu. Bebeklerim henüz anlamıyorlar elbette ama herhalde uyanınca annelerinin yanağını yalarlar. İlk kutlama her zamanki gibi kocamın mesajıyla oldu. Hafta içi Ankara'da olduğum günlerden kalan bir alışkanlıkla kocam gece 12 olunca ilk kutlama mesajını yollayan olur. Bu sefer birlikte olsak da adeti bozmadı, 00:00'da yolladı mesajımı. Bir ara uyuyakalmışım, uyanır uyanmaz kalkıp mesajıma baktım zaten ben de, yollamasa üzülecektim :)