9 Temmuz 2010 Cuma

KIsa bir ara

Feci yoğun geçen 2 haftadan sonra biraz boş vakit bulmanın şaşkınlığı içindeyim. Birşeyler yazarak değerlendireyim bari dedim.

2 haftadır dosya hazırlamakta olduğumdan bahsetmiştim. Pazartesi günü 7 klasörümüzü jüri üyelerine teslim ettik, şehir dışında olanlara kargoyla yolladık. Daha doğrusu oda arkadaşım bana kıyamadı sağolsun ve her biri 4 kilo gelen klasörlerin dağıtımını kızkardeşiyle birlikte kendisi yaptı. İkisine de çok teşekkür ederim, elleri dert görmesin.

Sonrasında yardımcı doçentlik dosyalarına başladım. 4 dosya da ona hazırlayınca (kendime aldıklarımla birlikte toplamda 14 dosya oluyor) iş sadece teslime kaldı. Dün öğleden önce klasörlerimi gidip Rektörlüğe teslim ettim. Mutlu ve gururluyum.

Harcadığım kağıdın haddi hesabı yok, ağaçlar beni affetsin.

Dün akşamüstü biraz erken çıkıp kendi kendime kutlama yapmaya karar verdim. Kutlama dediysem pastalar, şampanyalar değil elbette. Tek başına yapılabilecek en uygun olan şey sinemaya gitmeye karar verdim ve kocamın kesinlikle gitmeyeceğini aylar öncesinden beyan ettiği Alacakaranlık'ın 3. filmine bilet aldım.

5 aydır sinemaya gitmeyen biri olarak oldukça heyecanlıydım aslında. Biletimi alıp en arka sıradaki koltuğuma yerleştim. AFM-Ankamall'de en arka sıradaki koltuklar Love seats oluyormuş. Ne zaman değiştirdiler hiç bilmiyorum. Aradaki kolçak kısmı sevgilinize rahatça sarılabilmeniz için kaldırılabiliyormuş. Neyse ki sağım ve solum boştu, ben de bebeklerimle birlikte yayıla yayıla oturdum. Ancak önceleri korkunç rahat ettiğim koltuklarda bu sefer rahat oturamadım bir türlü. Sağa sola hafifçe kaykılmak suretiyle rahat bir konum buldum ama anlaşılan ilerleyen aylarda sinemaya gitmek benim için hayal olacak. Gerçi Eskişehir'deki Cinebonus'larda en arkadaki koltuklar arkaya doğru eğilebiliyordu hafif, belki onlar derdime derman olur (yani hiç heveslenme kocacığım). Bir ara Ankamall'de VIP salonu vardı, bilet mi kazanmıştım ne, annemle birlikte gittiğimizi hatırlıyorum. Sonra bir kez de kocamla gitmiştik galiba. Küçük bir salondu, bardağınızı, kola şişenizi koyacak yerler vardı koltukta (o zaman normal salonlardaki koltuklarda yoktu). Ayrıca koltuklar çok geniş ve rahattı ve baba koltukları gibi uzatılabiliyordu. Aslında beni orası paklar. Neyse.

Film yoğun bir mısır kokusuyla başladı. Diyet yaparken burnuma hiç gelmeyen mısır kokusu bu sefer beni benden aldı. Doktorum yağda kızaran herşeyi yasakladığı için yutkunmakla yetindim tabii ki. 3-4 koltuk solumda genç bir çift vardı. Sürekli konuşup duruyordu gerzekler en sonunda müdahale ettim. Filmin sonuna kadar çıt çıkarmadılar. Kadın hamile haliyle hem de tek başına sinemaya geldiğine göre deli ya da manyak olabilir diye düşünerek korktular herhalde.

2 solumda muhtemelen 13 yaşından küçük ve filme alınmaması gereken bir erkek çocuğu vardı. Garip şekillerde oturdu, önündeki kızın topuzundan dolayı göremediğini iddia edip eğilmesini istedi ama kendisi ayağını neredeyse önündeki diğer kızın kafasına dayadı ve kızdan azarı da yedi elbette. Bir de mısır yiyişi vardı ki elinden kapacaktım paketi artık yeter diye çılgınca bağırarak. Çocuğa yemek vs. yerken ağzın kapatılması gerektiği öğretilmemiş anlaşılan. Buradan yine herkes anne baba olmamalı fikrime geliyoruz. Benim çocuklara öğretmem gereken çok şey var :)

Filme gelince, kocamın düşündüğü kadar kötü değildi. İlk filmdeki yönetmen sağolsun, çok ağır tempolu bir film yaptığı için film aval aval birbirlerine baktıkları sahnelerle doluydu. 2 ve 3'te biraz daha aksiyon vardı. Yine de kandıramadım kocamı. Neyse, 4.'ye de artık (galiba Harrry Potter serisinin son kitabı gibi bunu da 2 bölüm halinde çekeceklermiş) bebekleri babalarına bırakıp bir ara kaçarak giderim :)

2 yorum:

lori dedi ki...

Ferulgocum yagda kizarmis , kavrulmus seyleri yememeni anliyorum da , "hamilelikte caninizin cektigi bisey olursa mutlaka yiyin" diyor doktorlar (az bile olsa)
bence canin bisey cektiginde kendini engelleme , mutlaka tat biraz. bak ben de patlak misir istedim simdi hay allah :)

ferulago dedi ki...

loriciğim, birazla kalacak olsa yiyeyim ama doktorumdan korkuyorum. Ayrıca tuzu da azaltmam lazım artık, ayaklarım şişmeye başladı :(