22 Kasım 2010 Pazartesi

Hayatımız değişti-3

En son emzirme odasına doğru depar atıyordum. Odaya vardığımda içeride bir anne daha vardı. O dünden beri bebeğini emzirmeye geliyormuş. Yaklaşık 15 gün kadar önce prematüre bir bebek dünyaya getirmiş. Bebeği 1500 kg'lık bir oğlanmış. İlk günler ona da bebeği göstermemişler elbette. O da bebeğini göremeyince hastanede yatmaktan sıkılıp taburcu olmak istemiş. 2 gün sonra da emzirmeye çağrılmış. Taburcu olduğu için tekrar yatışı da yapılamamış kadıncağızın. Neyse ki burada hastanenin güzel bir uygulaması devreye giriyor: Refakatçi anne. Hastane bu durumda olan anneler için 6 kişilik odalar hazırlamış. Anneler emzirme dönemi boyunca burada kalabiliyor, böylece sürekli hastaneye gel-eve dön yapmak zorunda kalmıyorlarmış. Emzirme saatlerimiz sabah 6, 9, 12, öğleden sonra 3, 6, 9 ve 12 idi. Sadece sabaha karşı saat 3'te gitmiyorduk. Her bir emzirme seansı 1 saat kadar sürüyordu. Günde 7 kez emzirmeye gidiyorduk. Hastaneye 7 kez gelmektense refakatçi anne olarak kalmak 6 kişilik odada olsa bile daha iyi. Yine de bebeklerim çıkana kadar, hazır özel odada yatıyorken, taburcu olmak istemedim, sağolsun doktorum da etmedi zaten.

İlk emzirme randevumuzda oğlumu verdiler bana. İlk kucağıma aldığımda hüngür hüngür ağladım. Sonradan yeni annelerin hepsinin aynı şekilde ağladığını gördük. Sadece 2. bebekleri olan anneler ağlamadı (biz herhalde görmemiş oluyoruz bu durumda). Bebeğimi tutmaya bile korkuyordum, neyse ki annem yanımdaydı da yardımcı oldu bana. Bebeğimi kokladım, sevdim, emzirmeye çalıştım. Pek başarılı olduğum söylenemez. Ama zaten bu seansların amacı anne ve bebek arasında bir ilişki oluşturmakmış, bizden sonra bebeklerimizi zaten besliyorlamış küvözlerinde.

O bir saat çabucak geçiverdi. Bebeklerimizi çaresiz teslim edip odamızın yolunu tuttuk. Bir sonraki randevumuzda kızımı verdiler bana. Bu sefer ağlamadım. Kızımı öptüm, kokladım. Şaşırtıcı şekilde kızımın emme refleksinin daha gelişmiş olduğunu gördüm. Hemen memeye yapıştı yavrum, emmeye başladı. O 1 saat de çabucak geçti. 12 seansında tekrar oğlumla buluştum. Oğlum maalesef biberonla beslenmeye alıştığı için memeyi emme konusunda pek çaba göstermiyordu. Uğraştık durduk birlikte. Benim dezavantajım her seansta sadece tek bir bebeğimi alabilmemdi. Diğer anneler bebeklerini 3 saatte bir görüp emzirme alıştırması yaparken ben her bir bebeğimi 6 saatte bir görüyordum. Yavrucakların alıştırma için fazla fırsatları olmuyordu.

Ertesi sabah çocuk doktorumuz bebeklerin o günkü beslenme durumlarını izleyip odama verebileceklerini söyleyince dünyalar benim oldu. Bebeklerimle sınırlama olmadan vakit geçirebilecektim. Ama bir türlü vermediler. Akşam 6 seansından sonra doktorun dediğini hatırlattığımda hemşire bebekleri besleyemediğim için veremeyeceklerini söyledi. Son seansta oğlum 2 cc süt emmiş sadece. Oğlumda emzirme sorunu yaşadığımı ama kızımın iyi emdiğini söylediğimde onun da 4 cc emdiğini söylediler ve benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Diğer anneler de aynı durumdaydı ama insanı rahatlatan birşey değil bu. Bebeklerim aç kalacak diye hüngür hüngür ağlamaya başladım bu sefer de. Bir yandan da kolostrumu mutlaka vermem gerektiğini biliyor ama yapamadığım için daha beter oluyordum. Sğt mü gelmiyor acaba diye kocamdan pompamı getirmesini istedim ve sütümün olduğunu gördüm. Diğer annelerden biri hastanenin pompasıyla süt sağıp mama yerine yedirmeleri için hemşirelere veriyordu. Bana da aynısını önerdi. O gece 12 seansı bitince süt sağmaya indik. Gece saat 1'den sonra süt sağıyordum anlayacağınız. Bebeklerinin sevgisi olmasa akşamları normalde 10 gibi uykusu gelen bir kadına hangi güç bunu yaptırabilir ki. Bundan sonra herşey onlar için.

Bebeklerim odama gelemediği için taburcu olmam da erteleniyordu tabii. Ben 1 gündür az da olsa bebeklerimle buluşabiliyordum ama kocam daha dokunamamıştı bebeklerimize. Sadece akşamları yarım saat kadar pencerenin arkasından görebiliyor bir de benim emzirme sırasında çektiğim fotoğraflara bakabiliyordu. Onun için daha fazla üzülüyordum. Kurban Bayramı boyunca hastanede kalacağımı düşünüyordum artık.

Böyle böyle derken cuma günü geldi. Ama benim vaktim doldu. Gerisi daha sonra.

7 yorum:

Adsız dedi ki...

merhaba,
her ne kadar hastanenin uygulamasi boyleymisse bile bence ortada bir sorun var eger bebeklerin sagliklarinda sorun yoksaki masallah yokmus sana istedigin kadar zaman verebilmelilerki sende bebeklerde emzirmeye alisabilsin.tabikide biberonla beslenen cocugun tekrar memeye alismasi cok guc. Dogum yapar yapmaz emzirme ortami yaratabilmeliydi hastane. ben olsam buyuk ariza cikartirdim. Cunku saglik sorunu olmadigi surece anneyi bir 2-3 gun daha bebeklerden uzak tutup mamayla beslemek (tabiki de benim sahsi dusuncem bu) oldukca matiksiz geldi bana. Bu arada keyifle okuyorum yazdiklarini. Sevgiler

Esra Aytul

lori dedi ki...

yazdiklarini bastan sona okudum. cok duygulandim, gozlerim dolu dolu oldu. surekli "ay ben de bu gunleri gorebilcek miyim" diye dusunuyorum.
allah bebeklerine saglik versin, anali babali buyutsun. baska ne denir ki bilmiyorum. cok opuyorum.

GeCe dedi ki...

emzirme konusunda şimdi umarım herşey düzelmiştir, ne kadar çok anne sütü alırlarsa o kadar iyi, eşinin durumu gerçekten çok zormuş iyi dayanmış

azna dedi ki...

Hastanenin uygulaması bana da garip geldi, bebeklerin herhangi bir problemleri yoksa ilk yarım saat içinde anneye verilip meme emmeleri gerekiyor bildiğim kadarıyla ki biz öyle yapmıştık. Ayrıca ikisini de aynı anda emziriyordum, bizimkilere de mama verdiler ancak emdikten sonra doymazlarsa. Her halükarda, ikisini aynı anda emzirmek daha kolay olur,birisi yardımcı olup kucağınıza koyabilirse rahat edersiniz. Sevgiler.

nora dedi ki...

Yine çok heyecanli yerinde kaldi !!!

Ay ama insan kafayi yer herhalde, yavrulariyla ayni binada olup da doyasiya koklayamayinca :/ Ne zordur kimbilir :/

Tabii sağlikli olduklarini bilmek en onemlisi... Bende bu konuda 0 tecrube oldugu için hastanenin uygulamasi hakkinda yorum yapamiyorum pek ama Mama Feru'nun sabrina hayran kaldiğimi soyleyebilirim :D Ben olsam herhalde ağlama krizine falan girerdim :D

Yeni nickini ben de çok sevdim, çok yakişti sana :D :D :D

Hamarat hanım dedi ki...

Allah analı babalı büyütsün. Allah kolaylıklar versin. maşallah bebekler iyiler... Nasıl taşımışsın karnında :)

ferulago dedi ki...

Esra Aytul, başlarda çok üzüdüm ama daha iyi oldu sanki :) Çok teşekkür ederim bu arada.

loriciğim, o günler çabuk geliyor, merak etme:)

GeCeciğim, kocam için çok zor oldu ama sonunda kavuştular :)

azna, ikisini aynı anda emzirmeyi deniyorum ama şimdilik zor oluyor çünkü karnım hala şiş, dikişlerim alındı ama sızım oluyor. İleride daha iyi olacak sanırım.

noracığım, hepsi geçti gitti, meleklerim kucağımda artık :)

HAmarat Hanım, ben deona şaşıyorum meleklerime baktıkça :)