8 Şubat 2010 Pazartesi

5+4=9

5 gün izin, haftasonlarıyla birleştir, etti 9 gün. Geçmeyecek gibi görünen günler geçti gitti işte. Sayılı gün çabuk geçer ondan mı yoksa güzel anlar çabucak geçer ondan mı bilmiyorum ama döndüm Ankara'ya. Bitti tatilim. Bir ara Ankara'ya gelmek zorunda kaldık, ondan mı hızlandı acaba zaman?

Peki neler yaptım bu arada? Kar yağdı seyrettim, yağmur yağdı karları eritti diye sinirlendim, tarlamı ektim biçtim, puzzle'a dokunmadım bile, sümbüllerimi diktim, dakika başı suladım derken geçti gitti işte 9 gün.

Karın tipi şeklinde yağdığı bir gün evde ne zamandır duran ve bir türlü yenmeyen bisküvileri ufalayıp kuşlara vereyim dedim. Her yer karla kaplı, yiyecek bulamaz yavrucaklar diye gidip evin karşısındaki parkta bulun dut ağacının altına döktüm bisküvi parçalarını. Sanıyorum ki kuşlar başına üşüşecek, onlar minik gagalarıyla bisküvileri taşlıcalarına gönderirken ben de pencereden yüzümde bir gülümsemeyle onları seyredeceğim. Nerdeeee, bir tane bile kuş gelmedi. 2 güvercin biraz uzakta orayı burayı eşeledi ama bisküvileri görmedi salaklar. O bisküviler orada 3 gün boyunca durdu. Ben sabah yola çıkarken hala duruyorlardı. Ortalığı kirletmiş oldum salak kuşlar yüzünden. Yok bir daha size bisküvi misküvi. (Kocam yapma etme demişti, bir bildiği varmış). Kıtır'a veririm o yer mis gibi.

Kocamla bir sürü film seyrettik. Hatta bir filmin manyağı oldum bile diyebilirim. 1-2 hafta önce Digiturk'te Madagaskar'ın 2.si vardı. Madagaskar'a karşı bir önyargım vardı nedense. Çizgi filmleri çok severim ama ne bunu ne de birincisini seyretmemiştim. Hata etmişim, neden gıcık kapmışım baştan bilmiyorum ama hem filme hem de karakterlere bayıldım. Keşke 3.'yü de çekseler der oldum. Kocamla aldık fimleri oturduk seyrettik. En kısa zamanda bir daha seyretmeliyim, bonus materyale bakmalıyım. Tüm karakterler harika ama özellikle penguenlere bayıldım. Hastaları oldum. Cnbc-e dergide her pazar "Penguins of Madagascar" adında yarım saatlik çizgi filmleri olduğunu öğrenince sevinçten deliye döndüm. Kral Julien de var hatta, harika ötesi.

Bir de Ratatouille'ye ayıp etmişim, ona da bayıldım. Güldüm, ağladım, coştum, duruldum. Kıtır'a "sen de seyret, öğren birşeyler" dedik ama anca koşturdu çarkında. Belki haftasonu mükellef bir sofra kurar bize, belli mi olur.

Sonuç olarak, Madagaskar yapımcılarından ve emeği geçen herkesten önce özür diliyor sonra da ellerinize sağlık diyorum. Bayılıyorum şu yaratıklara, baksanıza tiplere. Pazar günü bir an önce gelsin.

4 yorum:

Zeynep A. dedi ki...

vallahi ben de bayiliyorum bu çizgi film karakterlerine. elimden geldigi kadar hepsini izlemeye calisiyorum (ön yargi bende de vardi eskiden ama genelde iyi olduklari icin önyargisiz izliyorum artik)

=)

ferulago dedi ki...

Bugün tam 1 saat verdiler. Bayıla bayıla seyrettim :)

GeCe dedi ki...

bu aralar biz de tüm animasyon filmlerini seyretmeye başladık ratatouille benim favorilerimden biridir

ferulago dedi ki...

GeCe, yaşasın animasyon o zaman :)