1 Nisan 2009 Çarşamba

Cihaz problemleri (her zaman problem mi?)

Geçen gün serrose kendisini üzen ve hakkını aradığı bir internet alışverişinden bahsetmişti. Ben de zaman zaman sinir bozukluğu yaşadım bu yüzden. Mesela hepsiburada.com'un bir hatası nedeniyle 2-3 yıldır kendilerinden tek bir çöp bile almadım. Mağdur ettiler beni, böylece bir müşteri kaybettiler. Devede kulak olabilir belki ama müşteri memnuniyeti esas olmalı, üstelik ben internetten sürekli onu bunu alan bir müşteriyim, onların kaybı olduğu konusunda ısrar ediyorum :)

Güzel şeyler olmuyor mu? Oluyor tabii. Eğer bilgisayarımda sorun çıkmasaydı dün akşam yazacaktım ama ancak oluyor işte.

Yıllar önce yine internetten bir bürosit koltuk almıştım. Kolçaklı model bir miktar daha pahalıydı ve masanın altına rahat girebilmesi için kolçak olmasa daha iyi olurdu. Ben de kolçaksız bir koltuk sipariş etmiştim. Paket geldiğinde içinden çıkan model kolçaklıydı. Uzun yıllar önce askeri kampta dondurma aldığında, görevli askerin 5 top yerine 6 top dondurma verdiğini ama yine de 5 top parası aldığını gören ben gidip ekstra topun parasını vermek istemiştim. Benden olsun demişti asker ağbi gülerek. Bu kadar küçük bir çocuğun saflığı mı yoksa o yaşta bile hak-hukuk duygusuna sahip olması mı hoşuna gitmişti bilemem. Sonuçta o ekstra topu bayıla bayıla ve içim rahat olarak yemiştim. Bu olayda da hemen İstanbul'u aradım, durumu anlattım, bir hata oldu herhalde diyerek aradaki farkı vermeyi veya koltuğu geri göndermeyi teklif ettim. (O zamanlar cep telefonları bu kadar yaygın değildi, odadaki hattan şehir dışına çıkamadığım için ankesörlü telefondan aramıştım.) Karşımdaki adam hediyemiz olsun efendim demişti. Böylece dondurma vakasından yıllar sonra dürüstlüğümün karşılığını bir kez daha almıştım. (Gerçi ortaokulda bir sınav notunu öğretmenin yanlış topladığını, bana almam gerekenden daha fazla not verdiğini görünce ona da itiraz etmiştim ama öğretmen notu değiştirmeme gibi bir jest yapmamıştı, bilakis indirmişti. Burada işe yaramamıştı yani :) )

Bunun dışında geçenlerde yazdığım comfydesk siparişim var mesela. Klasik model yerine 40 lira daha pahalı olan plus modeli yollamışlardı. İzmir'i arayıp durumu anlattığımda, 40 lirayı göndermeyi teklif ettiğimde şirketimizin bilmem kaçıncı müşterisi olduğunuz için hediyemiz demişlerdi. Beni mi onore ettiler yanlış mı gönderdiler anlamadım ama yine sevindim.

Bunun dışında beni mutlu eden 2 şey daha oldu. Geçen sene Canon marka fotoğraf makinem bozulmuştu. LCD ekranı karardı, hiçbir şey çekemez hale geldi. 2003 yılında Japonya'dan almıştım kendisini. Sadece 2 megapiksel ama o zamanlar kraldı, aldığım fiyat da Avrupa'daki satış fiyatından çok daha düşüktü (Türkiye'de henüz yoktu), 2.5 cm'lik bir makro objektif bile almış, süper detaylar veren bitki resimleri çekmiştim, inanılır gibi değil. (Hala da kocamın 7 megapiksellik Olympus'undan daha şahane fotoğraflar çeker). Yurtdışından alındığı için garanti kapsamına zaten girmiyordu, girse bile alınalı 5 yıl olmuş, garanti mi kalır artık? Kızılay'daki Erkayalar servisine bıraktığımda kimbilir kaç lira tamir ücreti çıkacak, o fiyata yenisini mi alsam acaba derken, birkaç gün sonra gönderdikleri sms'de ücretsiz olarak tamir edileceği belirtiliyordu. Çok şaşırdım, gidip yine sordum tabii, doğrucu davutum ya ben. Benim ulaşamayacağım bir yerinde, benden kaynaklanmayan bir hatası varmış, o yüzden ücret almıyorlarmış. Canon'da başka bir birimde çalışan arkadaşıma anlatıp gıyabında Canon şirketine teşekkür etmiştim. O bile şaşırmıştı.

Son olay ise geçenlerde gerçekleşti. Kocamın tez döneminde aldığımız HP çok fonksiyonlu yazıcı uzun süredir bozuktu. Kağıt alma sisteminde bir sorun vardı, kağıt almıyordu, aldı mı vermiyordu, sinir bozucu bir durumdu. Ankara'ya getirip HP servisine teslim ettim. Çıkacak fiyata göre tamir edilmesine karar vermesem bile işçilik için 20 dolar alacaklarını söylediler, kabul ettim. Sonuçta mekanik bir parçasının değişmesi gerektiğini söylediler, 48 dolar da o tutar dediler. Kocama danıştım, düşündüm taşındım. Acaba 68 dolara (artı KDV vardır herhalde) tamiri boşverip üzerine para koyup yenisini mi alsak da 2 yıllık garantiden faydalansak yoksa tamir mi ettirsek derken kocam son kararı bana bıraktı. Aynı fiyata yenisini alamayacağımızı anlayınca ve mekanik parçanın 6 ay garantisinin olduğunu öğrenince tamir olsun, sağlık olsun dedim.
1 hafta kadar sonra benim cihazı yeni bir modelle değiştireceklerini bildiren bir mail aldım. Anladığım kadarıyla bizim cihaz eski model kalmış, mekanik parçasını bulamamışlar ya da getirtmeleri çok uzun zaman alacakmış ve tüketici yasası gereği (cihazların yedek parçaları 10 yıl süreyle bulundurulmalı, bulundurulmuyorsa yenisiyle değiştirilmelidir) bana yenisini vermeyi teklif ediyorlarmış. Yani 48 dolara yepyeni bir çok fonksiyonlu yazıcım olacak. İyi ki tamir ettirmeye karar vermişim.

Diyeceğim o ki, sinir bozucu şeyler de var hayatta, hatta belki de daha çok, ama arada böyle 1-2 güzellik de çıkıyor. Artık Canon ve HP'ye vermediğim paraları bilgisayarımın tamirine vereceğim. Buna da şükür :)

6 yorum:

Zeynep A. dedi ki...

sen buna 1, 2 güzellik mi diyorsun canim? aaa kaç tane güzellik olmus buna 1, 2 demek ayip olur! notun düsürülmesi haricinde baya balliymissin masallah:)) bunlar eminim "dogrucu davutlugun" sayesinde olmustur:))

Elly dedi ki...

bence senin durumlarda biraz şans faktörü de var :) aynı durumda neler yaşardım düşünemiyorum :)

ferulago dedi ki...

Zeynep A, saflık mı salaklık mı bilemedim ama işe yarıyor :)

Elly, şans da var tabii. Bir de olumlu düşünmeye inandım hep, iyi olur diye düşünürüm genelde, bazen de oluyor işte :)

İLKAY dedi ki...

Okudum ama firmaların hemde farklı firmaların aynı şeyi yapmalarında seninde şansın gözarrdı edilemez boyutta. O günde bütün bunları dinlesem aynı şeyi söylerdim. ŞAnsın daim olsun.

sesiber dedi ki...

çok ballıymışsın diye düşündüm ben de. bizim burada seçim krizi var, 2 gündür oylar tekrar sayılıyor, ortalık karışık. Bu ballı haliyle buraya da bir el atsa diye geçirdim vallahi içimden. mucize bu ya 3. sıradaki parti çıkar yeni sayımdan belki. aklım fikrim orada, her olayı ona bağlıyorum.

ferulago dedi ki...

İlkaycım, galiba haklısın, :)

Sesiber, keşke faydam olabilse. Hatta Ankara'yı komple değiştirebilsem :)