4 Haziran 2010 Cuma

Gözüme takılanlarla duyduklarım

Hala yazı dizime devam edemedim ama yine feci halde yoğunuz. 2. arasınavlar daha yeni bitmişti, notları ortalama alamayan gerzek sistemimiz sayesinde elle alarak (190 kişilik sınıflarda insanı bayıyor) daha yeni girmiştik ki bu pazartesi itibariyle finaller başladı. Yine okunacak ve sisteme girilecek bir sürü kağıt var, yenileri de yolda.

Bu arada laboratuara girip çalışmam gerek artık (ne de olsa ilk 3 ayı bitirdim, artık kimyasallardan o kadar etkilenmem herhalde) ama bir türlü giremiyorum. İşlerimi hale yola sokmam lazım ki ders çalışmak için de vakit ayırabileyim kendime. Doçentlik sınavları yakında bellii olur, tarihi tokat gibi yemeden önce birazcık hazırlık yapmalı.

Fakültedeki odamın karşısında devasa bir akasya ağacı var. Aslında yalancı akasya (Pseudoacacia sp.) ama konu bu değil. Bir saksağan çifti yuva yaptı dallarına. Gün içinde de etrafta uçup duruyorlar. Bunlardan bir manyak gelip gelip bir üst katın pervazına konuyor. Ağaca gitmek için de adam gibi uçacağına kendini aşağıya atıveriyor, biraz yere çakılır gibi süzülüp sonra uçmaya karar veriyor. Her seferinde göz ucuyla yukarında düşen birşey görüyorum da istisnasız noluyor diye gözlerim pörtlüyor. Yapmayın kardeşim, oynamayın benimle.

Saksağanlar çok akıllı kuşlar. Kargaların yakın akrabaları ama ne kadar yakın onu bilmiyorum. Kaç kez bir kediyle dalga geçen 2 tane saksağanı seyretmişliğim vardır. Oda arkadaşım da şunu anlattı dün. Annesinin bahçesindeki bir ağaçta saksağan yuvası varmış. Yuvadan aşağıya bir yavru düşünce 10 tane saksağan aşağıya onu korumaya inmiş ve yavruyu kapmaya çalışan bir kedinin hakkından gelmişler. Helal olsun.

Kuşlardan devam edelim öyleyse. Birkaç gün balkona çıkmayışımdan faydalanan bir güvercin gelmiş yuva yapmış kuytu bir yere. Güvercinlere gıcığım, daha önce anlatmıştım balkonumda yaşayan bir çiftin ve yavrularının bana yaptıklarını. Sadece yuva olsa gıcıklığımdan dağıtayım ama 2 tane de yumurtlamış hangi arada derede yaptıysa. Çaresiz yavruların büyümesini bekleyeceğiz.

Annemlerin yazlığında da 1-2 yıldır kırlangıçlar yuva yapıyorlar. Ebabil denen türüymüş. Onları seviyorum. Pek tatlı oluyorlar, akşamları uçuşup duruyorlar, seyretmesi harika oluyor. Bilirsiniz kırlangıçlar çok seri ve çok uzun süre uçabilir. Annem geçen sene yavruların eğitimine denk gelmiş. Anne kırlangıç aşağıya bir tüy atıyormuş. Sonra hemen uçup havada kapıyormuş tüyü. Sonra sıra yavrulara geliyor tabii. Anne kırlangıç tüyü atınca yavrular yakalamıyor, tüyü hep düşürüyorlarmış. Böyle böyle seri şekilde uçup manevra yapmayı öğreniyorlar demek. Bir kez daha hayran kaldım kendilerine.

Ev hala çok boş. Anladım ki muhabbet kuşu olmayan bir evde yaşayamıyorum ben. Ama bu sefer dayanmak zorundayım çünkü bakacak halim yok. Kuş aldım mı mutlaka yavru alırım. Yavru ve erkek olunca size alışmaları ve konuşmaları kolay olur. Bunun için de kuşla sürekli dip dibe olmak gerekir ki size alışsın. Annemler yazlığa gidip geliyorlar (bu sene tamamen gidemediler benim yüzümden), ben de önümüzdeki aylarda ancak kendi yavrularımla ilgilenebileceğim. O yüzden şekerimin akrabalarından birini alamıyorum bu dönemde.

Ev çok boş ve sessiz :(

4 yorum:

Zeynep A. dedi ki...

Canim güvercinlerle ne alip veremedigin var ki? gerci balkona yuva yapmislar, üstüne bir de yumurta yapmislar:D Merak etme canim, bir kaç ay sonra evinde civildamalar hiç bitmicek insallah:) sen simdi bol bol dinlen derim ben. öptüm

ferulago dedi ki...

Yıllar önce bir güvercin çifti balkonuma yuva yapmıştı yine. Balkon o zaman çok büyüktü, şimdikinin 3 katı diyeyim (uzunluk olarak). Yavrular rahatsız olmasın diye balkona bile çıkmadım fazla, yiyecek verdim. Onlar da karşılık olarak balkonun kelimenin tam anlamıyla içine ettiler. Yavrular uçmaya başlayınca da gözümünü içine baka baka karşı balkonda bulunan leğene geçtiler. Balkonu temizlemek saatler sürdü. O zamandan beri kinliyim güvercinlere

deniz dedi ki...

bizimde bu sene salonumuzun sinekliğine bir kırlangıç ailesi yuva yapmak istedi. duvar falan olsa yapsınlar diyecektik. heralde daha kolay çamurla kaplayabildiklerinden sıvadılar bir güzel sinekliğimizi ama biz ortaya çıkan kötü görüntüden dolayı onları uzaklaştırdık. bu arda ferulago seni başka konulardada örnek almam gerektiği ortaya çıktı. bende araştırma görevlisiydim. bazı şartlar bırakmama neden oldu.ama doktoraya tekrar başlayıp bitirebilmek istyorum inş.

ferulago dedi ki...

deniz, sizinkiler kötü bir yer seçmiş gerçekten de.

Hayatta hicbir sey insanın aklında kalmamalı, keşke yapsaydım dememeli. O yüzden istiyorsanız mutlaka bitirin doktorayı. Fakülteden ayrilmaniza uzuldum ama her iste bir hayir var derler, belki böylesi daha iyi olmuştur sizin için.