13 Şubat 2009 Cuma

Hayat bu

2-3 sene kadar önce öğrenci duyurularının asılı olduğu panoda 3. sınıf öğrencilerimizden birinin ölüm ilanını görmüştüm. Sessiz, sakin bir çocuktu. Kanser olduğunu bilmiyordum. Ölüm haberini o şekilde aldığımdan mı yoksa çok genç olduğu için mi bilmiyorum çok etkilenmiştim. Hatta hemen arkasından bir arkadaşla ölüm herkes için acı verici ama genç ölümler daha bir üzüyor insanı konulu bir konuşma yapmıştık. 1-2 gün sonra bir akşam vakti eniştemin ölüm haberini aldığımda çok sarsılmıştım. Genç değildi, yıllar önce savaşıp kazandığı bir hastalığı vardı, son zamanlarda görüşme fırsatı bulamamıştık sadece telefonla konuşuyorduk o da ara sıra. Ne zaman doçent oluyorsun diye sorardı bana hep. O akşam hüngür hüngür ağladım. Anladım ki ölüm ister genç olsun ister yaşlı, insanı aynı şekilde etkiliyor. Duyduğunuz acı yakınlık derecesiyle ilgili. Bu neden mi aklıma geldi sabah sabah? Anneannemiz rahatsız. Cumhuriyetle yaşıt, ilerlemiş yaşına rağmen kendine kendine yetmeye çalışan, hala evinin işini yapmaya çalışan tatlı, minik bir kadın. Yaşlılar kış aylarını genelde ağır geçirir bilirsiniz, bu seferki rahatsızlığı galiba biraz daha farklı. İyileşmesini umuyoruz ama acı çekmesini de istemiyoruz. Dediğim gibi ölümün her türlüsü acı ve her türlüsü erken.

Aslında daha farklı şeyler yazacaktım bugün ama aklımdan ilk geçenler bunlardı. Eğer anneannemiz rahatsız olmasaydı size bugün iznimin sonuna geldiğim için biraz burulduğumdan, fakültede derslerin topyekün başlaması nedeniyle bir daha böyle bir fırsat bulamayacağımdan, anne ve babamın haftasonu için bize geliyor olduklarından ve benim acaba camları da silsem mi diye düşündüğümden, sonrasında her cam silme planımda havanın kapandığından ve kısa süre sonra yağmur yağdığından, bugün ise pırıl pırıl güneşli bir gün olduğu için sileyim diye mutfaktan başladığımdan ve mutfak kısmını bitirir bitirmez havanın kapanıp birkaç yağmur bulutunun gözümün içine bakarak tam karşımda toplandığından bahsedecektim. Hatta kocamın bu cumartesi için planladığımız anne-babalarla hep birlikte yaşgünü kutlamasından bahsedecek ama anneannemizin rahatsızlığı nedeniyle bu planın yattığını söyleyecektim. Gördüğünüz gibi yine en başta yazdıklarıma geliyor konu.

Anneannem hastalandığında kendi aramızda "hepimizi gömer o, güçlü kadındır" diye konuşurduk. Bu sefer de atlatır ve evin içinde yine eskisi gibi pıtır pıtır dolaşır umarım.

3 yorum:

uyuz cadı dedi ki...

:( anneannemi birden bire kaybetmiştik. iyiydi birşeyi yoktu, aynı seninki gibi minik, kendi kendine yetmeye çalışan bir kadındı..

umarım minik anneannen kısa zamanda toparlanıp ayağa kalkar, onlara hep ihtiyaç var çünkü. yakınlarında mı? gidip bir kocaman sarılsan şimdi...

serrose dedi ki...

Cok cok gecmis olsun hemecik iyilesir insallah

ferulago dedi ki...

İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Eşim gidip gördü, ben cesaret edemedim açıkçası.