12 Ocak 2010 Salı

Akşam akşam gerildim

Akşam geç çıktım fakülteden. Migros'a uğra birşeyler al derken saat 6'yı geçti. Acaba önceki ekspresi kaçırdım mı yoksa geçmedi mi diye bakınırken önümdeki otobüsün ön kapısından bir genç indi. Otobüs daha kalkmamıştı. Otobüsün içinde bu inen gence ters ters bakan biri vardı, sonra otobüste tüm yolculara hitap ederek birşeyler söyledi, o arada da otobüs yola koyuldu. Gayri ihtiyari o inen gence baktım, acaba sorun ne diye düşündüm. Biraz pejmürde bir tipti, yakınlarında da onun gibi kirli sakallı bir başkası vardı. Biraz izleyince bunların aslında 4 kişilik bir grup olduğunu farkettim. Diğer ikisi daha temiz yüzlü (sakalsız anlamında söylüyorum), kıyafetleri daha düzgün tiplerdi. Birisinin elinde sanki işten çıkmış da otobüs bekliyormuş gibi minik bir torba bile vardı. Acaba günahlarını mı alıyorum diye çaktırmadan izledim bunları. Durak aşırı kalabalık değildi o saatlerde, ama insanlar bazı otobüslere binmek için yığılıyorlardı. Bunlar gördüğüm kadarıyla etrafı kolaçan ediyor, sonra plan yapıyorlar. Otobüslere binecek gibi yanaşıyorlar ama sonra binmeden kenara çekiliyorlar. Bir tanesi bir ara sağ tarafıma geçti. Keşif yapıyor gibi geldi bana. Sanki diğerlerinin yanına gittiğinde "elinde market poşeti var, altında da bilgisayar çantası taşıyor" der gibiydi. Kol çantam da kocaman birşey, bir bilseler içinde sadece defterler, bere, eldivenler ve bir sürü ıvır zıvırın olduğunu, kaydadeğer birşey olmadığını.

Otobüsün de iyice gecikeceği tuttu. Ben çantalarıma sıkı sıkı sarıldım. Benden başka farkeden oldu mu bilmiyorum ama çok rahatsız ediciydi. Etrafta trafik polisi bile yoktu o saatlerde. 155'i arayıp durakta şüpheli şahıslar var demeyi düşündüm ama telefonu çantamdan çıkarmakla uğraşırken çantama hakim olamayacağım, elimden kapacaklar diye korktum ne yalan söyleyeyim. Çok rahatsız edici bir durumdu. Otobüsümün gelmesinden az önce bunların sistemi iyice çözmüştüm. En pejmürde olanı otobüs gelir gelmez binecek gibi içeri giriyor, şoföre birşeyler soruyor. O geçişi tıkadığı için insanlar kapı önünde yığılıyor, diğer 3 kişi de bunların arasında tabii. Kartını cüzdanından çıkarıp cebine koyanları mı hedefliyorlar ne yapıyorlar bilmiyorum ama çok gerildim ben. Hemen sonra otobüsüm gelince hemen atladım. Otobüs biraz ileri gidip sonra kapıyı açtığı için uygun pozisyon yakalayamadılar sanıyorum. Ama ben acaba binecekler mi otobüse diye pür dikkat binenlere baktım hareket edene kadar.

Ne günlere kaldık ya, inanamıyorum. Bir de bu ülke şartlarında GSM operatörleri "bizim modemimizle her yerden internete bağlanabilirsiniz" diyor. Otobüs durağında geri gerim gerilen ben vapurda, otobüste, yol üstündeki bir kafede ya da orada burada merdivenlerde otururken bir yandan da bilgisayarla internete gireceğim. Haydi oradan. Kolaysa sen yap.

6 yorum:

uyuz cadı dedi ki...

gerçekten çok sinir bozucuymuş canım yaa. neyse ki birşey olmamış sana.
akşam akşam korkmuşsun epey.

Hamarat hanım dedi ki...

Yazıyı okurken de biz gerildik yani. Bence yanında bayıltıcı sprey falan taşı. Geçmiş olsun.

ferulago dedi ki...

Hamarat Hanım, ben mi abarttım diyorum ama basbayağı gerildim işte. Hepimiz dikkatli olalım.

ferulago dedi ki...

Uyuzcum, sağol. Senin ıssız yollarda araba kullanmanı daha iyi anladım şimdi.

meltem dedi ki...

ay gerilim filmi gibi ama maalesef her an her yerde karşılaştığımız şeyler artık:(

derya sazak ın bi lafı vardı
eğer sabaha kapınızın önünden gelen tıkırtıların sütçüden geldiğini biliyor ve huzur içinde uykunuza devam edebiliyorsanız demokrasi ile yönetiliyorsunuz demektir

ferulago dedi ki...

meltem, her türlü tıkırtıdan korkar hale geldik artık :(