6 Ocak 2010 Çarşamba

Haberler, haberler ...

Yılın 6. günü gelmiş de ben henüz bir yazı yazabilmişim. Bak şu terbiyesiz bana. Daha fazla yazmalıyım, daha çok vakit ayırmalıyım biliyorum. Dün yazacaklarım bugüne kaldı mesela, bir türlü fırsat bulamadım. Başımı kaşıyacak vaktim yoktu yerine Farmville'e bile bakamadım desem herhalde ne kadar yoğun olduğumu anlarsınız :).

Dün sabahtan yine proje avansı işlerim vardı. Nihayet bitirdim, darısı yeni çekeceğimiz avansı kapatmaya umarım. Daha sonra da final sınavlarımız başladı, onlar için soru yaz,kağıt bastır, sınava gir derken vakit geçti gitti. Oysa dün sabah haberlerde duyduğum bir haberden bahsedecektim.

Gerçi bahsetmesem daha iyi belki de, içim kalktı çünkü. Herhalde İstanbul'daydı, çöpten gelen sesler üzerine baktıklarında bir bebek bulmuşlar. Fakat bebeğin boğazı kesilmiş olduğu için maalesef kurtarılamamış. Bebeğin bileğindeki hastane bileziğinden anneyi bulmuşlar. Be kadın, ben dahil bir sürü kadının ve kocalarının bebek bebeeeeekkkkk diye inim inlediği bir dünyada sen nasıl doğurduğun çocuğun boğazını kesip çöpe atarsın. Boğazını kesmedin diyelim, bu soğukta dışarıya atmak zaten öldürmekle eşdeğer. Muhtemelen yasak bir aşkın veya kimbilir neyin ürünü olan bu bebeği madem istemiyordun o zaman yasal süresi içinde, o daha embriyoyken aldırsaydın bari, yuh sana. Bunu yapan kadının anaokul öğretmeni olduğunu duyunca şaşkınlığım daha da arttı. Bela okumayı hiç sevmem ama Allah belasını versin o kadının ne diyeyim.

Ankara'da ulaşıma garip bir zam yapılmış. Eskiden 139 kuruşa bastığımız biletler artık 150 kuruşa çıkmış. Haydi bu normal diyelim. Eskiden 45 dakika olan aktarma süresi (45 dakika için de aynı biletle 3 taşıta binebiliyordunuz) 75 dakikaya çıkmış. Güzel değil mi, hayır değil. Çünkü sonraki tüm bilet basımları için 50 kuruş ekstra para düşecekmiş. Böylece 150 yerine 250 kuruş çıkacak cebimizden. Diyelim 1 basımlık para kaldı biletimde, o zaman ne olacak? Aktarma yaptığımda elim böğrümde kalacak. Gökçek yiine yapacağını yaptı. Bol keseden dağıttı ücretsiz kartlar, bayramlarda yaptığı beleş otobüsler işte böyle çıkıyor cebimizden. Bayramlarda çoluk çocuk otobüslere doluşup "sağolasın Gökçek, sayesinde tüm Ankara'yı geziyoruz" diyenler şimdi ceplerinde bilet parası kalmayınca ne yapacak bakalım. Madem öyle bana da yıllık kart sat yaşlılara yaptığın gibi. Vereyim yıllık 50-60 TL, ondan sonra istediğim kadar bineyim otobüse, sen de sürümden kazan. Sinir oluyorum sana.

Bugünlerde oldukça hareketli ve yorucu geçecek bir haftaya girmiş bulunuyorum. Emeklerimin karşılığını alabilsem keşke.

İşte aklıma takılan haberler bunlardı. Bakalım yarına neler bozacak sinirimi.

3 yorum:

Zeynep A. dedi ki...

insallah alirsin emeklerinin karsiligini...

O habere de yorum yapamicim. Yazik.

kelebek diyeti dedi ki...

allahtan öğrencide zam yok ama dolmuşta 1,850 lira olmuş. tüketici hakları derneği bu işe el atmış kararı geri çektirmek için. hayırlısı... mutlu seneler...

ferulago dedi ki...

Zeynep A, inşallah, çok teşekkür ederim

kelebek diyeti, umarım geri alırlar, gerçi benden başka itiraz eden yok gibi etrafta, herşeyi sineye çekmeye feci alışmışız