22 Kasım 2008 Cumartesi

Kocamla yemek yaptık

Geçen haftadan kalan noodle yapma planımızı dün akşam eve geldiğimizde gerçekleştirdik. 1 hafta beklememizin sebebi malzemelerin eksik olmasıydı. Kocam noodle yemeyi pek sever. Ankara'ya geldiğinde mutlaka Acity'deki Galga (moğol barbekü)'ya uğrarız. Eskişehir'de ise Yum Yum Noodle House imdadımıza yetişiyor. Fiyatları Ankara'ya kıyasla çok makul. Geçenlerde kocam kendimiz yapamaz mıyız bunu, yağını falana ona göre ayarlayalım diye sorunca hemen aklıma Real'de noodle bulabileceğimiz geldi. Migros'ta gördüğümü hatırlamıyorum çünkü. Hemen Real'e gidildi ve 2 paket noodle alındı. Kocamın istediği diğer malzemeleri de Eskişehir'de tamamlayacağımızı umduk ancak soya filizi bulamadık. O yüzden yine Ankara'dan getirmeye, getirene kadar da yemek planını ertelemeye karar verdik. O akşam Yum Yum imdadımıza yetişti tabii ki (ben yiyemiyorum diyet gereği, sadece seyirciyim). Bu hafta maalesef aramama rağmen soya filizi bulamadım ama diğer malzemeler tam olunca yine de yapmaya karar verdik. Brokkoli, havuç, kırmızı biber ve mantar ekledik, wokta az miktarda yağda kızarttık, sonra da önceden 5-6 dakika haşladığımız noodle'ı ekledik. Kocam acı biberini, baharatlarını kendine göre ayarladı. Tek hatamız şu oldu (bizden kaynaklanmıyor aslında), noodle paketinin üzerindeki tarifi yapalım dedik (aslında onu kes, bunu kavur, şunu ekle, yine kavur, tarife ne gerek). Tarifte bir yemek kaşığı sulandırılmış nişasta ekleyin diyordu. Maalesef ekledik ve wok tabanına yapışıp kaldılar. Bir daha koymayacağız. Soya sosunu da ekleyince harika bir yemek oldu.

Ne var yani, normal bir yemek işte, makarna yapmaktan ne farkı var, ya da bloga yazmaya değer mi diyebilirsiniz. Ama benim için büyük önemi var. Kocam çok fazla sebze yemeyi sevmez. Brokkolinin adını bile anmaz mesela ancak burada yediği noodle'ın içine koyduklarından tadına alıştı galiba ki brokkoli de alalım, koyalım içine dedi. Çok şaşırdım. Kocam + brokkoli= mission impossible? Olabiliyormuş demek ki. Kırmızı biber, mantar? Aman Allahım. Taze soğan eklemeyi unuttuğumuz yeni fark ettim. Onu da bu akşama yaparız artık.

İkinci önemi ise wokun başına kocamın geçmesiydi. Ben sadece sebzeleri soydum ve doğradım. İçine koyduğu eti o kızarttı, wokta sebzeleri yağda kavurdu, noodle ekledi, herşeyi o yaptı yani. Dedim ki bunu fotoğraflamalıyım. Özellikle de benim gibi Ege mutfağına, sebzenin her türüne düşkün biri için unutulmayacak bir andı bu. Keşke enginar yemeye de ikna edebilsem. (Not: Geçen haftadan beri hasretle beklediğimiz için porsiyon biraz büyük. Bir de ilk defa kendi evimizde dumanı tüten sıcak bir noodle yiyoruz, evden sipariş verdiklerimiz gelene kadar soğuyordu çünkü).

8 yorum:

Haydins dedi ki...

Ben hic yemedim cok sey mi kaciriyorum acaba !!
En iyi koca ,mutfaga giren kocadir..Benim esimde benim sonsuz gazlarim sonucunda girer arada mutfaga :)

ferulago dedi ki...

Cidden nefis oluyor. Diyetim bitsin ben de yiyeceğim azar azar

icimden geldigi gibi dedi ki...

bende hiç yemedim...tadını merak ettim şimdi..

ferulago dedi ki...

Gerçekten nefis oluyor. Özellikle Galga'da seçtiğiniz malzemeleri hemen önünüzde pişiriyorlar, nasıl pişirdiklerini de görüyorsunuz. Çok da lezzetli oluyor. Sebze yemeyi sevmeyen çocuklar için de uygun olabilir. Kids menüleri de var mesela. Evde yaptığımız da çok lezzetli oldu belirteyim.

özge kelebek dedi ki...

aaaaaaaaaa ferulago noddle yenmez mi 4 yemek kaşığı noddle 2 dilim ekmek :) (ben de çok rahat bi diyetisyenim yaw :P )

ferulago dedi ki...

Yemek menüme göre ayarlama yapayım o zaman :) Teşekkürler tiyo için

serrose dedi ki...

Vallahi ben ba-yi-li-yo-rum

balikin eski isi de asci olunca surekli yer oldum :)

ferulago dedi ki...

Oh oh oh afiyet olsun. Orada ne güzel çeşitleri de vardır şimdi. Aşçı bir balık mükemmel bir kombinasyon, çok şanslısın. :) Ben en çok da içine kayna su döküp fast food tarzı yiyebildiğin noodlelara hastaydım. Keşke burada da olsalar.