21 Mayıs 2009 Perşembe

Yine kısa kısa

Üniversitelerde şenlikler var bu aralar biliyorsunuz. Aslında çoğununki bitti, sanıyorum en sona bizim üniversitenin şenlikleri kaldı. Ve sona kalan dona kalır misali, en kötü havalara denk gelen de bizimki oldu. Geçen hafta sıcaktan bunalırken bu hafta başında hafif yağmurlara maruz kaldık ve şenliklerin başladığı dün Ankara'da da şiddetli yağışlar başlamış oldu. Dün Funda Arar vardı mesela, saat 3 ile 4 arasında feci bir yağmur başladı. Kocam yıllar önce kendi üniversitelerinin şenliklerine her geldiğinde yağmur nedeniyle konserin iptal edildiğini ve bunun bir kaç kez olduğunu söylemişti. Galiba garantili yağmur yağdırma listeme bir de Funda Arar konserini eklemem gerekecek.

Bugün ise MFÖ konseri var ve hava daha da berbat. Yağmura feci bir rüzgar eşlik ediyordu ben fakülteden çıkarken, akşam konser zamanı ne oldu bilmiyorum. Geçen hafta yapıp bitirselerdi böyle olmayacaktı ama vizeler bitmediği için (en azından bizim fakültede) yapılamadı sanıyorum. 2 vizenin dezavantajlarından biri daha.

Sınav kağıtları oku oku bitmiyor. Kağıt okumaktan, not toplamaktan kusmak üzereyiz. Bir yandan dersler devam ediyor, ayrıca yapılacak olan bir sempozyumun işleri var, anlayacağınız işler feci halde yoğun. Kağıtları bitirip rahatlayacağız derken 1 Haziran'da finaller başlayacak, yine aynı terane. Yıllardır her 1 Haziran'a bizim sınavlardan biri denk gelir, bu sene de farklı olacağını sanmıyorum. Yaşgünümü her zaman sınavla birlikte kutluyorum, nasıl bir kısmetse artık :)

Haftasonu Melekler ve Şeytanlar'ı aldı kocam bana, bir solukta okumaya başladım. Bir yandan kitap-film farklılıklarını gözlüyor diğer yandan da sayfaların arasında kayboluyorum. Öyle ki, sabah otobüste boş yer bulabilmiş kitabımı okurken ineceğim durağımı kaçırdım. Bir ara insanlar kapılara doğru hamle yaptı, ne oldu derken bir baktım ki benim duraktayız ama benim kitabı kapatıp çantaya koyacak, ya da kitap elde çantayı, torbayı vs. toparlayıp, apar topar inecek fırsatım yoktu. Ben de dönüşte inmeye karar verdim. Biraz erken inip yürümektense geç inip kitap okumayı tercih ettim yani. Fakülteye girince de gözden uzak bir yere sakladım kitabı, dalarım giderim işler güçler kalır diye korkumdan :)

Yarın haftasonu gelmiş oluyor benim için. Hızlı trene atlayıp kocama, evime koşacağım. Keşke arada sırada hafta içi 2-3 gün olsa da hafta sonları 4-5 güne çıksa. 2 ya da 3 ayda bir böyle olsa mesela, güzel olmaz mı :)

3 yorum:

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

son temennin çok hoşuma gitti.haftasonu 4 gün olsun....

GeCe dedi ki...

herhalde hiç bir üniversiteninki bizimki kadar geç bitemez finalle hairan ortası başlayacak bütlerin bitmesi temmuz sonunu bulacak ve ondan önce tatile gitmek yasak :(

ferulago dedi ki...

Esra, arada sırada olsun ama, heyeceanla bekleyelim o 4 günü :)

GeCe, keşke biz de bütünlemeli sisteme geri dönebilsek :(